Yenilmeyen Boğa
insanlar arasındaki dostluklar, muhakkak ki, hiçbir değerle ölçülemez. ama insanlarla, hayvanlar arasında kurulan dostluklar da aynı kıymetle olmasına rağmen çok zaman gene insanlar tarafından bozulmuştur.
meksika da mexico city civarındaki ufak bir çiftlikte, juan cervera isimli bir ihtiyar yaşıyordu. bu ihtiyar, meksika da çok sevilen boğa güreşlerine boğa yetiştirerek geçinirdi. juan cervera, birçok boğa yetiştirmesine rağmen tek bir defa bonito ismini verdiği bir boğayla dostluk kurmuştu.
bonito şahane bir boğaydı. daha çok küçücük bir buzağıyken, cervera tarafından beslenmiş, yetiştirilmiş ve insana alıştırılmıştı.
cervera o sene, elindeki birkaç boğayı bile, bonito sundan ayrılacağı düşüncesiyle satışa çıkartamadı. ama günler geçtikçe, ihtiyarın parası tükeniyor, çiftlik masraf istiyordu. diğer boğaların topu kadar para eden bonito da çaresiz günün birinde pazarda satıldı. ama ihtiyar, bonito sunu görmek için sık sık şehire iniyor, güreş meydanına giderek bonito nun güreş zamanının gelip gelmediğini soruyordu. nihayet birgün, "evet, bonito bugün güreşiyor," cevabını aldı.
ilk müsabakalar, oldukça heyecanlı geçti. boğalar halkın coşkun bağırışları arasında, matadorların kılıçları altında birer birer öldüler.
son olarak, hiddetlenmesi için günlerden beri karanlıkta bırakılmış bonito, dev gibi cüssesiyle, sırtında iki süslü bandrillo saplı olduğu halde kapıda göründü. o sakin hayvan, sırtındaki bandrillolardan sızan kanla meydanı kaplayan kızgın kumları ıslatıyor, acısından yerinde duramıyordu.
nihayet matador elinde kırmızı pelerine sarılı ince bir kılıç olduğu halde meydana çıktı. halk çılgınlar gibi alkışlıyordu. hayvanı iyice yorduğuna kanaat getiren matador kılıcını saplamaya çılışırken bir boynuz darbesiyle yere serildi. yardımcılar onu güçlükle kaçırdılar. ikinci matador ise bonito ya kılıcını birkaç defa batırdı.
bonito birden bütün gücünü toplayıp matadoru yere yıktı. bir boğanın iki tanınmış matadoru yenmesi meksika da ilk defa oluyordu. üçüncü bir matador meydana çıkmaya hazırlanırken seyircilerin arasından bir ses, "boğanın hayatını bağışlayın" diye bağırdı. saha hakemi beyaz mendil salladı. bu, bonito nun hayatının bağışlanması demekti.
tek bir mesele kalıyordu. sahanın ortasında hareketsiz duran kızgın hayvanı nasıl dışarı çıkartacaklardı?
birden çiti aşan bir ihtiyar, juan cervera sevgili boğasına doğru yürümeye başladı. herkes yaralarından akan kanlat burnuna, gözlerine dolan bonito nun ihtiyarı parçalayacağını zannediyordu.hayvan da boynuzlarını eğerek kendini müdafaaya hazırladı. ihtiyar yavaş sesle seslendi:
-"bonito, sevgili dostum."
hayvan bir kere irkildi. ihtiyar devam etti:
-"bonito m, sevgili dostum sana neler yaptılar?"
hayvan kanlı gözleriyle görmeye çalıştı. cervera boğanın yanına iyice yanaştı.
-"bonito, haydi eve gidiyoruz" dedi.
hayvan iyice sakinleşmişti. yavaş adımlarla sahibinin peşine takılarak meydandan çıktı. çitin arkasında oturan yüzlerce insan gözü, boğanın gidişini büyülenmiş gibi seyrediyordu.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :