Yeşilimsi Kurbağa
27 / 7 / 2008 Pazar tarihinde Deniz Yaşar tarafından eklendi, 203 kez okundu...
“Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir bataklıkta felsefesi bol Yeşilimsi bir kurbağa yaşarmış. Postmodernliğinden olsa gerek bu güne dek hiç vrakladığı duyulmamış. Bir kurbağa olarak karakterinin gereğini yerine getirmediği ve gençlere kötü örnek olduğu eleştirilerine gözlerini kısıp ‘Bu sözün içini yeterince boşalttı...” Okuyucu Puanı ;
Yeşilimsi KurbağaBir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir bataklıkta felsefesi bol Yeşilimsi bir kurbağa yaşarmış. Postmodernliğinden olsa gerek bu güne dek hiç vrakladığı duyulmamış. Bir kurbağa olarak karakterinin gereğini yerine getirmediği ve gençlere kötü örnek olduğu eleştirilerine gözlerini kısıp ‘Bu sözün içini yeterince boşalttılar. Gece gündüz tüm vaktini garip sesler çıkarmaya vakfeden tüm kurbağaları protesto ediyorum’ diyerek cevap verirmiş. Çok bilmiş birkaç kurbağa da ona `öküz olmaya çalışan kurbağa` hikâyesini anlatarak bataklıktaki varlığını görmezden gelirmiş. Yeşilimsi kurbağa, nilüfer çiçeği üzerinde kaykay zıplatan birkaç gence rastlamış bir gün. Gençlere nasihat edeceği tutmuş: ‘Baldırına kadar balçığa gömülmüş rasyonel bir kurbağanın sualtı rüyasıdır yaşam. Tanrının doğa içinde bıraktığı ipuçlarıdır matematik. Bir tutamı üç tona mukabil yoğunluğa sahip, boğazda düğümlenen sert bir kütledir acı. Antik Mısır’da güneşin hareketlerine bağlı olarak açılıp kapanmasından dolayı yeniden doğuşu temsil eden bir bitkidir nilüfer. Tüm bunların ışığı altında matematiği görmezden gelerek tamamen fevrice davranıp yaşam tokuşturan, yurdum dediği bataklığa şerefelerce vraklama dağıtan, bir nilüfer çiçeği üzerinde marihuana niyetine acı sarıp derinlerine çeken, yaşamı üç atom parçası arasındaki çekim gücüne endeksleyen garip bir hayvandır kurbağa’. Genç kurbağalar ‘delidir ne dese yeridir’ mantığından hareketle ‘eyvallah kaptan!’ deyip yolcu etmişler Yeşilimsi kurbağayı. Yeşilimsi kurbağa az gitmiş uz gitmiş. Dere tepe düz gitmiş ki yolu bir kaya üzerinde demlenen iki çakırkeyif kurbağayla kesişmiş. İçinden ‘bir selam verip yoluma devam edeyim` diye geçirse de iki çift kelam etmeden yapamamış: ‘Keskin sirke tadında, içimizde çöreklenen hummaya tesir etsin diye içilen, içildikçe genzi yakan bir şuruptur yaşam. Beynimizdeki düşünce vanasını kapatmamız halinde bile borulardan sızan zehirdir felsefe. Tekkede konuşma riyazeti yapan ruhbanlara aşk olsun babında sıcak servis edilen bir iksirdir şarap. Bunlar birer varsayım olsa da gerçek şu ki; kadehlerdeki yansımalarına bakıp gülmekten şerbet gibi olan, yaşam felsefesi üç vraklamaya beş sinek avlamaktan ibaret, keyfi tıkırında bir yeşil hayvandır kurbağa.’ Piyano eşliğinde ayin yapan papaz dinler gibi gözlerini pörtleterek dinlemişler Yeşilimsi kurbağayı. ‘Sağ olasın paşam gel iki tek atalım vaktin varsa’ deyip Yeşilimsi kurbağanın ardından bakmışlar. Masal bu ya, günün birinde bir prensesin yolu bu bataklığa düşmüş. Kenarda oynarken her ne hikmetse topu bataklığa kaçmış. O sırada bizim kurbağa bir kamış üzerinde gözleri kapalı beyin fırtınası yaparken prensesin sesini duymuş: —Şişşt Yeşilimsi kurbağa! Topum kaçtı bataklığınıza. Benim için topu getirebilir misin? Ses tonundan rahatsız olmuş olsa gerek ki sert çıkmış: ‘Bedeninin elbisene olan sürtünme katsayısına göre eskittiğin bir kaftandır yaşam. Mental izolasyon yaptırmana rağmen her damlasında beyni sulandıran bir yağmurdur aşk. Dünya dediğin mahfilde kalbinin sesini duyabildiğin yerdir saray. Hangi masaldan kaçıp gelmiş olursa olsun edebini entari yapıp aynaya kör bakan, içinde şövalyelerin yaşadığı, göğsünde yumruk kadar bir saray olan gözü pek kişidir prenses. Prenseslerin kurbağaları öptüğü devir çoktan geçti güzelim. Hele gel yamacıma şöyle` deyip ‘şlak’ diye bir öpücük kondurmuş prensesin yanağına. Prenses o anda bir kurbağaya dönüşüp vraklamaya başlamış. Yeşilimsi kurbağa biri kırmızı biri mavi iki hap uzatmış: ‘Hoş geldin bataklığa. Kırmızıyı seçersen ilk kez biri beni umursamış olur, maviyi seçersen yaka numaran 4862!`
Tavsiye Et :
Ekim
4
Organik Ağa (kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • İronik Hikayeler • 64 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Eylül
30
Eylül
11
Eylül
9
Eylül
6
Ekim
6
Ekim
1
Ekim
1
Eylül
22
Eylül
9
Mayıs
12
Mart
1
Eylül
9
Haziran
17
Ağustos
25
Soğuk Sözlü İlık Yüzlü Sıcak Japon
• Deniz Yaşar • Dostluk Hikayeleri • 275 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||||