kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Efsane Hikayeler

Yıkım Uygarlığıdevam(210208)

21 / 2 / 2008  Perşembe tarihinde İlgi Cantimur tarafından eklendi, 526 kez okundu...

“>> Giz Burak’la konuşmasından sonra kendisine gelemedi.Kafasında ki soru işaretlerine her saniye yenisi ekleniyordu.Gece hiç uyumamıştı.Bu olaylar artık çok karmaşık bir hal almıştı.Burak’ın dedikleri gece boyunca tekrar tekrar gözünün önüne geldi.Şu ana kadar olaya sıradan bir çocuk kaçırma olayı gibi bakarken şimdi olay esrarengiz bir hal ...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

İlgi Cantimur

İlgi Cantimur







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yıkım Uygarlığıdevam(210208)


>>
Giz Burak’la konuşmasından sonra kendisine gelemedi.Kafasında ki soru işaretlerine her saniye yenisi ekleniyordu.Gece hiç uyumamıştı.Bu olaylar artık çok karmaşık bir hal almıştı.Burak’ın dedikleri gece boyunca tekrar tekrar gözünün önüne geldi.Şu ana kadar olaya sıradan bir çocuk kaçırma olayı gibi bakarken şimdi olay esrarengiz bir hal almıştı.İçinden çıkılması güç bir hal.
Bunları düşünürken her gün okula gitmek için çalan saati çaldı.Hemen ayağıya kalktı.Hiç uyumamıştı .Şimdi okulda nasıl ders dinleyecekti?Tam bu an da aklına geldi.Uzaklaştırma almıştı. Okula gitmeyecekti. “İsabet oldu” diye geçirdi aklından.Bu durumda okul fikri çok uzak bir ihtimaldi. Saçları her zaman ki gibi açık ve dağınıktı.Simsiyah saçlarının yanında bembeyaz teni çok uyumluydu. Gözleri masmaviydi.Kakülleri gözlerinin üzerine düşüyordu.Ve çok da güzel görünüyordu.Saçlarını elleri ile karıştırdı.Emir’inde saçlarını böyle karıştırırdı.Ve bu ona çok yakışırdı.
Emir..Yine Emir gelmişti aklına.Acaba nerdeydi?Onu kaçıranlar ona bir şey yapmış mıydı?Kafası o kadar karışıktı ki.Zaten küçükken sevdiği birini hatta iki kişiyi kaybetmişti.Bir daha bu kadar sevdiği birini kaybetmeye dayanamazdı.İçinde inanmak istemediği korkunç bir gerçek vardı.Bu sıradan bir olay değildi.Bunun olmamasını diliyordu ama tüm gidişata bakınca bu öyle gözüküyordu.Bunu hala kabul etmek istemiyordu.Sürekli Emir’in görüntüsü gözünün önündeydi.Gülmesi ,şakaları her şeyi… Üzerine sabahlığını geçirdi ve aşağıya indi.İndiği an inmemiş olmayı diledi.Çünkü teyzesi kahvaltı masasında oturmuş,çay içiyordu.Gözleri şişti.Belli ki tüm gece ağlamıştı.Giz fark edilmeden geri gitmeye çalıştı ama çok geçti.Teyzesi onu görmüştü.Sesi her an ağlayacak gibiydi.
“Sen niye giyinmedin.Birazdan Burak seni almaya gelir.Çabuk olsan iyi edersin” dedi.
Giz ne diyeceğini bilmiyordu.Bir an giyinip gidiyormuş gibi yapmak sonra da okula gitmeden bir parkta ya da bir yerlerden oyalanıp akşam yine Burak’la buluşup gelme fikri geldi aklına.Ama ne kadar geciktire bilirdi ki.
“Şey teyze Burak beni almaya gelmeyecek.Çünkü ben uzaklaştırma aldım” dedi bir solukta.Tüm azarları bir an işitip bitmesini istiyordu.Ama teyzesi hiç bir şey demedi.Sadece Giz’e bir baktı ama sonra başını başka bir tarafa çevirdi ve konuşmadı.Bunu söyleyeceği aklına gelmezdi ama o an azar işitmemiş olmak hiç hoşuna gitmedi.Teyzesinin sessiz kalması sinir bozucuydu.Azarlamasını beklerken neden sessizlikti?Dayanamadı ve sordu.
“Teyze bak isteyerek olmadı.Yani o an kendimi tutamadım.Biliyorsun işte.O tüm ailemize hakaret etti. Ve ben tutmak istedim ama tutamadım kendimi.”duraksadı.Teyzesinin tepkisini bekliyordu. “ee bir şey demeyecek misin?”dedi hafif şaşırmış bir şekilde.Teyzesi ise sadece elinde ki bardağı yere bıraktı ve sakin bir şekilde
“Desem ne değişecek Giz.Ne fark edecek.Daha önceleri de dedim değil mi?Ama sen devam ettin.Elinde olup olmaması beni ilgilendirmez.Şu an Emir kayıp ve bunlarla uğraşacak vaktim yok. Sana hiçbir şey demeyeceğim Giz.Artık benim demem bir şey ifade etmez.Senin kendi kendine demen gerek.”dedi ve üst kata çıktı.Giz ise olduğu yerde kalmıştı.Teyzesine kızgın bir şekildeydi.Ne zannediyordu teyzesi.Bunları bilerek yaptığını mı?Ne yani Giz her gece ağlayarak bir daha yapmamaya kendisine söz verirken bunu önemsemediğini mi sanıyordu?O an kendisini durdurmak istese de yapamadığını biliyordu.Bir insana zarar vermek yeterince kötü bir şeydi.Birde teyzesi bunu yapmamanın kendi elinde olduğunu mu sanıyordu?O kadar öfkeliydi ki.Belki de ilk defa bu kadar kızmıştı teyzesine.
Masaya baktı.Ama canı hiç bir şey yemek istemiyordu.Şu an sadece yalnız kalmak ve mümkünse tüm gün teyzesini görmemeyi diliyordu.Birden gözüne bir kağıt ilişti.Masada teyzesinin çay içtiği yerdeydi. Gidip kağıdı eline aldı.

Kayıp Formu

isim:Emir Er
boy:1.20
kilo:30
Doğum tarihi:14.12.2000 yaş:7
kaybolma tarihi:10.12.2007 /cumartesi
Kaybolduğu yer: …..Alış veriş merkezi/Bakırköy
Kaybolduğu saat:13:00 suları
ev adresi:Paşazade mah. Muamma cad. No:19 /Bakırköy

Bu Emir’in kayıp formuydu.Elleri titriyordu.Bu anı görmek,bu bu berbat bir şeydi.Tarif edilemez. İlk defa kendisini tutamadı ve ağlamaya başladı.Ağlıyordu.Hep ondan alınan sevdikleri için ağlıyordu.Emir’de gitmemeliydi.Eğer kaybolmasaydı 3 gün sonra doğum günüydü.Giz çoktan hediyesini bile almıştı.Ama ama veremeyecekti.
Birden kapı çaldı.Giz elinde ki kağıdı yere düşürdü.Sonra eğilip yerden aldı ve kapıya doğru gitti.Her gün bu saatte gelen kişi gelmişti.Havaya dikik saçları,bol pantolonu ,spor ayakkabısı,dışarı çıkarılmış gömleği ve gri üzerinde kuru kafa resmi olan kapşonlu sweat shirtü ile Burak karşısında duruyordu.Giz hemen gözlerini sildi.Burak’ın karşısına böyle çıkmak istemiyordu.Giz üzgün bir ses tonu ile
“Boşuna geldin Burak.Unuttun mu ben uzaklaştırma aldım “dedi.
Burak ise acele ile
“Biliyorum ama ben sana önemli bir şey söylemeye geldim.Bu gün Amerika ve İngiltere’den polisler geliyor.Dava için.Ben diyorum ki bu gün öğleden sonra dersimiz boş.Senle okulda buluşup karakola gidelim mi?Hem abim bizi kovamaz bizde bir köşede oturup dinleriz. Olmazsa abimden zorla öğreniriz” dedi.Giz’in yüzünde hem düşünceli hem de heyecanlı bir ifade vardı.
“Bilemiyorum.Senin başın belaya girmez değil mi abinle?”dedi.Burak’sa hayır anlamında başını salladı.Giz hala düşünüyordu.Ama merak ta etmiyor değildi.
“Tamam ama abin bizi kovarsa hiç itiraz etmeden geliriz senin benim yüzünden başının belaya girmesini istemem” dedi utanarak.
Burak’ın yüzünde mutlu bir ifade vardı
“Senin yüzünden olan hiçbir şey beni üzmez merak etme ”dedi.Yanakları kızarmıştı.Başını öne eğdi.Sonra telaşla
“Ben benim yani gitmem gerek.Son derse yani ilk derse geç kalmak istemiyorum.Kendine iyi bak. Öğlen okulun orda ki parkta buluşuruz.Hoşça kal” dedi ve koşarak uzaklaştı.Başka zaman olsa Burak’la dışarıda buluşacağı için heyecanlanırdı.Anlam veremediği bir duyguydu bu.Burak onun en iyi ve tek arkadaşıydı.Ayrıca da 8 yıldır arkadaştılar.Ama ne zaman Burak’la buluşacak olsa heyecanlanırdı.Şimdi ise sadece buruk bir heyecan vardı içinde. Ve bu duygu Emir bulunana kadar devam edecekti.Bunu biliyordu.Hiç bir şeyden zevk alamayacaktı. Artık bir ölüden farksızdı.Sadece canlılık fonksiyonları işlev görüyordu. Duyguları özellikle sevinç,mutluluk yoktu.Anca Emir bulunursa eskisi gibi olurdu. Artık anlıyordu. Bir kişiyi daha kaybetmeye artık kalbi el vermezdi.İki acı yeterdi.Birde Emir bu acılara katılmamalıydı.OLMAMALIYDI.


>>
Giz sıradan bir şekilde giyinip erkenden evden çıktı.Evde fazla kalmak istemiyordu. Teyzesine hala çok sinirliydi.Nasıl olurda bunun kendi elinde olduğunu düşünürdü . İnanamıyordu. Herkes böyle düşünebilirdi ama teyzesi.Bu olamazdı.Giz’i en iyi tanıyan kişi teyzesiydi ama bunu nasıl düşünürdü.
Bu düşüncelerle okulun kapısına ulaşmıştı.Saatine baktı.Daha erkendi.Karşıdaki parka oturup beklemeye başladı.Gözlerini yolun sonunda ki yıkık binaya dikmiş , bekliyordu.Tüm hayatını düşünüyordu.Ailesinin ölmesini , o büyük kazayı.Kazanın nasıl olduğunu bilmiyordu. Araba ile tatile gidiyorlardı.Giz uyuyordu.Birden gözlerini açtı ve karşısında iki çift göz gördü. Kırmızı iki göz.Birden içine bir şey girdiğini hissetti.Önce soğuk bir rüzgar sanki tüm vücudunu dolaştı.Tüyleri diken diken olmuştu .Sonra da sıcak bir rüzgar tüm vücudunu okşar gibi esiyordu.Gözleri kapandı ve uykuya daldı.Uyandığında başında doktorlar vardı.Bir şeyler diyorlardı birbirlerine.Sonradan anlatılanlara göre araba ile bir uçurumdan yuvarlanmışlar .Ama Giz’de tek çizik bile yoktu.Anne babası ise ölmüştü. Giz o gün gördüklerini ve yaşadıklarını anlatmadı.Kimseye. Deli olduğunu düşüneceklerdi.
Birden bir şey irkilmesine neden oldu.Yıkık binada bir şey hareket etmişti.Korkunç derecede tanıdık gelen bir şey.İçinde kabaran bir merak duygusu ile ayağıya kalktı.Binaya doğru gidiyordu.Elinde olmadan bir şey onu çekiyordu.Kendini tutamadan yola attı.Ani bir fren sesi duyuldu.Dönüp baktığında bir adamın arabası ile az kalsın ona çarpmak üzere olduğunu gördü.Adam arabadan başını sarkıtıp Giz’e bağırdı.Giz ise bir şey diyememişti. Sadece binaya gidiyordu.Bir süre sonra arkasında ki sesler kesildi.Binanın girişine varmıştı. Daha önce bu binaya gelmemiş olmasına rağmen ilk girişte tanıdık gelmişti.Direk üst kata çıktı.Dışarıdan görüldüğü gibi yıkıktı.Camları kırılmıştı.Pencere pervazları sökülmüştü.Eski tahtalar camlara çakılmıştı.Duvarlara bir sürü resimler çizilmiş,yazılar yazılmıştı.Tavanda bir lamba vardı.Oldukça kirli bir lambaydı.Büyük ihtimalle de yanmıyordu.Çünkü kablolarının yarısı dışarıdaydı.Lambanın altında eski tahta bir kasa vardı.Giz kasaya doğru yaklaştı.Tahtalarının kimi yeri küflüydü.İçeride ki pis kokunun kaynağı olduğu anlaşılıyordu. Yaklaştıkça üzerinde bir şey olduğunu gördü.Bir resim belki diye düşündü.İyice yaklaşınca bunun o işaret olduğunu gördü.Kırmızı bir sıvı ile çizilmişti.Giz iyice üzerine eğildi. Şekilin televizyonda gördüğünden ne kadar farklı olduğunu düşündü.Televizyonda ki şeklin insanı baştan alıcı bir güzelliği varken bu insanın tüylerini ürpertiyordu.Giz şimdi şekille iyice burun burunaydı.Birden tepesinde ki lamba kendisinden beklenmeyecek şekilde yandı.Işığı Giz’in gözlerini alıyordu.Giz hemen kasanın altından çekildi.Elleri ile gözlerini ovuşturuyordu.Sonra tekrar lambaya baktı.Sanki büyük bir rüzgar varmış gibi sallanıyordu. Işıklar tahtada ki şekle nüfuz ettikçe sanki şekil tüm ışığı emiyordu.Bir süre sonra Giz’in gözleri inanılmayacak şekilde açıldı.Her taraf o şekille dolmuştu.Her taraf büyüklü küçüklü şekil ile doluydu.Lamba delice sallanıyor,ışık huzmeleri etraftaki şekillerle nüfuz ettiğinde sanki büyük bir hızla emiliyordu.Işıklar ve şekiller döndükçe Giz’in başıda dönüyordu. İnanılmaz bir duyguydu bu.İstemsiz bir şekilde kendini yere attı.Ellerini gözlerine bastırdı. Ağlıyordu.Ağlamak istemediği halde ağlıyordu.Gözleri kapalı olsa da o şekillerin hala döndüğünü biliyordu.Hissedebiliyordu.Sonra birden bir rüzgar soğuk bir rüzgar bedenini sarmaya başladı.Damarlarında akan kanın donduğunu hissediyordu.Aynı arabada o kaza günü olduğu gibi.Tüm vücudu diken diken olmuştu.Vücudu titreme ile birlikte şiddetle sallanıyordu.Birden her tarafı ılık bir şey ile birlikte kaplandı.Donmuş kanı sanki yeniden akmaya başlamıştı.O korkunç titreme gitmişti.İyice uyuşmaya başlamıştı vücudu. Yavaşça uzandı.Tenini saran ılık duygu yavaş yavaş artıyordu.Bu huzur verici bir şey değildi. O anda oradan çıkıp gitmek istiyordu ama uyuşuyordu ve göz kapaklarını açamayacak hala geldi. Uyuyordu.Kendisini bir daha hiç uyanamayacak gibi hissetti ama karşı koyamıyordu. Sadece uyuyordu.Kulağında birkaç sözcük fısıldanıyordu
“Seni de almaya geleceğiz.Büyük gün sende arınacaksın.Eskisi gibi üzerine düşeni yapacaksın.Ruhun bedeninden çıkıp tüm hayatına son vermeyi arzulayacaksın.”

-------
Giz yavaşça gözlerini araladı.Başında korkunç bir ağrı vardı.Midesi bulanıyordu.Gözleri bulanık görüyordu.Elleri ile gözlerini ovuşturdu.görüntü netleşmeye başlamıştı.İki çift göz gördü.İlkten bunun o araba kazasında ki şey olduğunu zannetti ama sonradan anladı.Bu Burak’tı.Heyecanla ve korkuyla Giz’e bakıyor ve telefondan bir yerleri aramaya çalışıyordu. Giz kendisini zorlayarak konuştu
“Nerdeyiz?”dedi.Sanki hafızasında büyük bir boşluk vardı.Sonra yavaş yavaş parçalar yerine oturmaya başlamıştı.Buraya gelişini , gördüklerini tek tek hatırlamaya başlamıştı. Hala ona korku ile bakan Burak’ın buraya nasıl geldiğini düşünmeye başladı.
“Sen nasıl geldin buraya?Hem bana ne oldu?” dedi ve başını tuttu.Ağrıyordu.Burak ise hala şaşkındı ve telefonu elinden bırakıp
“Ben seni bekledim parkta.Sonra bizim servis arabasının sahibi seni gördüğünü söyledi.Az kalsın araba çarpıyormuş sana .Bu binayı tarif ettiler ve bende koşarak geldim.Sen ise yerdeydin.Bir an bir an” sözünü tamamlayamadı.Sesi titremişti.Hemen Giz’in elinden tutup kaldırdı.Giz’in tüm kemikleri titriyordu.Bir an tekrar düşeceğini zannetti ama Burak onu tutmuştu.Vücudunda ki kemikler kırılmış gibiydi.Başı ağrıyordu.Burak’ın yardımı ile binadan dışarıya çıktılar.Okulun karşısında ki banklara oturdular.Giz hala titriyordu.Buraksa hala şaşkın ve korkan gözlerle ona bakıyordu.
“Ne oldu Giz?Orda ne işin vardı?” dedi Burak.Giz ise sadece yere dikmiş gözlerini düşünüyordu.Her olanı hatırlıyordu şimdi ama anlatmalı mıydı?Ya deli olduğumu düşünürse diye geçiriyordu içinden.Deli.Son zamanlarda ne de çok bu kelimeyi düşünüyordu. Yani nerden biliyordu. Belki de deli olarak düşünmeyeceklerdi onu.Belki sadece kendisinin düşüncesiydi bu.Belki de değildi.Belki de deli derlerdi.
“Ufff” dedi birden.Bu “Belki”ler onu çıldırtıyordu.Başını ellerinin arasına aldı.Burak hala onu seyrediyordu.Giz ne diyeceğini bilemiyordu.Tek bildiği Burak’a yalan söylemek istemiyordu.Başını kaldırıp Burak’la göz göze geldiler.Gözlerinde ki merakı okuyabiliyordu. Giz elini Burak’ın yanağına götürdü.Onun hep yardımına koşan kişiye yalan söyleyemezdi.

“Bak Burak sana her şeyi anlatacağım ama biraz korkuyorum.Yani bunlar benim hayal gücümün ürünü değil ve senin bana inanmamandan korkuyorum” dedi.
Eli hala Burak’ın yanağındaydı.Kan dolaşımının hızlandığını hissedebiliyordu.Neden olduğunu bilmiyordu ama şimdi burada Burak’ın gözlerinin içine bakmak içinde farklı duygular uyandırmıştı.Burak’la ilk tanıştıkları gün gelmişti gözlerinin önüne.Burak her zaman ki gibi giyinmiş ve derse en son gelmişti.Hocanın kızmasına rağmen eğlenceli bir şekilde davranmıştı.Esprili ve cezaya yatkın biriydi.Sırasına geçerken takılıp Giz’in üzerine düşmüştü.Ve ilk kez o zaman göz göze gelmişlerdi.Ve…


Giz Burak’ın sesi ile irkildi.Ani bir hareketle elini Burak`ın yanağından çekti.

“Şey ne dedin duyamadım?” dedi gözlerini kaçırarak.
“Dedim ki ne olursa olsun ben senin deli olduğunu düşünmem”
Giz küçük bir tebessümle karşılık verdi.Hala gözlerini kaçırıyordu.Kalbi hızlı atıyordu.Şu ana kadar hiç böyle atmamıştı.Kendisini yatıştırmaya çalışarak başını Burak’a çevirdi.
Gözleri fal taşı gibi açılmıştı.Şaşkın ve korkmuş bir anlam bürümüştü yüzü . Konuşamıyordu.Sanki boğazında bir şeyler düğümlenmişti.Sadece bir kelime süzüldü ağzından dışarıya.
“Emir…”





Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Temmuz
4
Kanlı Hacı Osman
Mehmet KayaEfsane Hikayeler • 446 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
21
Garipti Zaten O Gün(9son)
Zeynep BeygoEfsane Hikayeler • 349 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
13
Garipti Zaten O Gün(7)
Zeynep BeygoEfsane Hikayeler • 282 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
11
Garipti Zaten O Gün(6)
Zeynep BeygoEfsane Hikayeler • 202 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
10
İstambul`un Dibi Kıvrım Kıvrım
Eray GüvenEfsane Hikayeler • 375 kez okundu. • -1 kez yorumlandı.
Şubat
21
Yıkım Uygarlığıdevam(210208)
İlgi CantimurEfsane Hikayeler • 527 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
1
Yıkım Uygarlığı
İlgi CantimurEfsane Hikayeler • 420 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Şubat
21
Yıkım Uygarlığıdevam(210208)
İlgi CantimurEfsane Hikayeler • 527 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
1
Yıkım Uygarlığı
İlgi CantimurEfsane Hikayeler • 420 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Yıkım Uygarlığıdevam(210208), Yıkım Uygarlığıdevam(210208) hikayesi, Yıkım Uygarlığıdevam(210208) hikaye, Yıkım Uygarlığıdevam(210208) nedir?, Yıkım Uygarlığıdevam(210208) hakkında bilgi, Yıkım Uygarlığıdevam(210208) hikayeleri, İlgi Cantimur hikayeleri, Yıkım nedir, Yıkım hikayesi, Yıkım hikayeleri, Uygarlığıdevam(210208) nedir, Uygarlığıdevam(210208) hikayesi, Uygarlığıdevam(210208) hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Kulah
Erol Sunat
Dikkat Kolesterol Var!

Sezer Nişancı
Sevgiye Açık Mektup

Sezer Nişancı
Sevgiye Açık Mektup

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Credit Card Consolidation | Loans | Mortgages | Credit Cards | Credit Cards | Video | Arkadaş | Saat