kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Toplumsal Hikayeler

Yitirilmiş Değerler (2)

22 / 5 / 2008  Perşembe tarihinde Erturan Elmas tarafından eklendi, 309 kez okundu...

“Söylediğini yapıp holü geçerek daire kapısını açıyorum. Zeynep’miş gelen… Nazlı’mın ilkokuldaki sıra arkadaşı… Elimi öpüp bayramımı kutluyor. –İçeri gir hele! diyorum. Eşikte el öpüp hemen kaçmak yok.Salona geçiyoruz. Nazlı’mın tersine uzun boylu, yapılı ve balıketi bir kız Zeynep. Şöyle tepeden tırnağa süzüp:...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Erturan Elmas

Erturan Elmas







Yitirilmiş Değerler (2)



Söylediğini yapıp holü geçerek daire kapısını açıyorum. Zeynep’miş gelen… Nazlı’mın ilkokuldaki sıra arkadaşı… Elimi öpüp bayramımı kutluyor.

–İçeri gir hele! diyorum. Eşikte el öpüp hemen kaçmak yok.

Salona geçiyoruz. Nazlı’mın tersine uzun boylu, yapılı ve balıketi bir kız Zeynep. Şöyle tepeden tırnağa süzüp:

–Kız sen her geçen yıl daha da güzelleşiyorsun, diyorum. Dur hele, sana şöyle bir doyasıya sarılayım. İnan ki Zeynep, sen ikinci evlâdım gibisin. Sana sarıldıkça hep Nazlı’mın kokusunu alıyorum.

–Sağ ol Hamide teyze, ben de seni anne gibi görüyorum.

Sarılıyorum Zeynep’e. Yanaklarından öptükten sonra gül koklar gibi boynunu kokluyorum.

–Evlât kokusu, evlât! diyorum.

Aslında aldığım koku ikinci kalite ağır bir parfüm kokusundan başka bir şey değil. Nazlı’m böyle mi kokardı? Cennet kokusu dedikleri bir kokusu vardı onun. Doğduğu dakikadan liseye gidinceye kadar her gün onlarca defa sarılırdım biricik kızıma. Öperdim onu, okşardım, koklardım, sıkardım, gıdıklardım.

Hele sabahları… Okula gitmesi için erkenden uyandırmak zorunda kaldığım o bazen serin, bazen soğuk sabahlar… Öpücüklerle, çiçek koklamalarıyla ve aheste aheste uyandırırdım Nazlı’mı. Önce o küçücük burnunu, sonra ince kaşlarını, sonra da o pespembe yanakçıklarını öperdim. Dudaklarına da bir buse kondurduktan sonra sabah keyfimizin en tatlı saniyeleri başlardı. Kulak memelerinden başlayarak boynunun her tarafını, toparlacık omuzlarını, gerdanını ve koynunu doyasıya öper, koklardım.

“Tamam anne, yeter ama, kes artık!” deyişlerinin adına yaraşır naz olduğunu çok iyi bilirdim; çünkü sevgime teslim olmuş gibi kollarını yanlara açarak “beni sev” dercesine gerinir de gerinirdi. Böyle anlarda onu yutasım, tekrar içime sokasım gelirdi.

–Gözlerin yaşardı Hamide teyze.

Zeynep’in bu sözleriyle kendime geliyorum. Gözyaşlarımı silerken:

–Evlât hasreti işte! diyorum. Hele otur bakalım şöyle!

Koltuklara karşılıklı oturuyoruz. Âdettendir; kolonya ve şeker ikram ediyorum.

–Nazlı bu bayramda gelmeyecek mi?

–Aniden önemli bir işi çıkmış, ama Kurban Bayramında mutlaka gelecek.

–Ay vallahi Hamide teyze, çok özledim Nazlı’yı! Yaklaşık dört yıldır göremiyorum onu. Siz kaç yıldır görüşmüyorsunuz?

–Ne yılı kızım? Geçen yaz geldi ya!

–Ben hiç görmedim ama…

Aniden hatırlamış gibi yapıyorum:

–Tamam tamam, şimdi hatırladım! Nazlı geldiğinde biz burada değildik, yazlıktaydık. O da zaten bir haftalığına gelip yazlıkta güneşin ve denizin tadını çıkarmıştı.

–Hâli keyfi nasıl, sağlığı yerinde mi?

–İyi Allah’a şükür! Onun tek derdi var, o da gurbet! Zavallı Nazlı’m, biliyorsun ki on beş yaşından beri gurbette yavrucuğum. Eee, sen neler yapıyorsun bakalım?

–Vallahi Hamide teyze, kuaförlükte iyice ustalaştım; mesleği öğrendim anlayacağın. Bizim patron altı aydır sigortamı da ödüyor. İlerde hâlimiz vaktimiz yerinde olursa kendi dükkânımı açacağım.

–Aferin kızım, aferin!

Bir müddet daha havadan sudan konuştuktan sonra Zeynep müsaade isteyip gidiyor.

Mutfağa girip yarım kalmış kahvaltıma devam ediyorum. Bizimki aynı vaziyette…

–Duydun mu, Zeynep kuaför dükkânı açacakmış, diyorum yüksek sesle.

Cevap vermiyor. Sinirleniyorum; balkon kapısına kadar gidip:

–Kütahya’da aç mezarı mı vardı da kızımı koca koca okullarda okuttun? Okumasaydı o da… Kuaför olsaydı… Şimdi ne güzel dizimin dibinde olacaktı.

Yine cevap vermiyor. Dudaklarında aşağılayan, alaycı bir tebessüm beliriyor.

–Benim kızımın başarılarına, yaptıklarına ve yapacaklarına Zeynep’in hayal gücü dahi ulaşamaz. Bir yanda ilkokulu ite kaka bitiren Zeynep, öbür yanda Nazlı… Mukayese dahi edilemez!

–Tamam, hadi okuttun diyelim! Biz o kadar aciz durumda mıydık ki biricik kızımı yatılı okullara verdin? Kütahya’da lise mi yoktu da, ta İstanbullara gönderdin?

Bu sözüme sinirlenip ters ters bakıyor:

–Be kadın, sen deli misin? Benim kızım lise giriş sınavlarında Kütahya birincisi ve Türkiye otuz ikincisi olacak; sonra da bu şehirdeki bir okula gidecek, öyle mi? Öyle bir zekâ elbette ki Türkiye’nin bir numaralı okulunda, yani İstanbul Fen Lisesinde okumalı. Nazlı gibi bir değeri mahalle lisesinde okutacak kadar aptal mıyım ben?

–Hem de aptalın daniskasısın! Biricik kızıma doyamadım senin yüzünden.

Tekrar masaya geçiyorum, öfkemi ekmekten çıkarırcasına büyük bir lokma koparım çiğniyorum. Yudumlar boğazımda düğümlenip kalıyor.

İşte bu sabit fikirli adam yüzündendi kızıma doyamayışım. Oysa Nazlı’ma ne zorluklarla sahip olmuş, onun uğrunda ne çileler çekmiştim! Evlendikten sonra on yıl hamile kalamamıştım. Nice doktorlar gezmiş, ne tedaviler uygulamıştık… Denemediğim kocakarı ilâcı kalmamış, zehirlenme tehlikesi bile atlatmıştım.

Nazlı’mın dünyaya gelişi bir bayram, bayramdan öte yeni bir dünyanın doğuşu olmuştu benim için. Onu dualarla, hatimlerle, mevlitlerle karşılamıştık. On beş yıllık sarılmalar, öpüp koklamalar, koyun koyuna yatmalar bir rüya gibi gelip geçmişti.

Kızım fen lisesine gittikten sonra ancak bayramlarda ve tatillerde buluşabilmiştik. Bu aralıklı ve kısa beraberlikler ona olan özlemimi sona erdirmek şöyle dursun, daha da arttırmıştı.

–Senin yüzünden yalancı da oldum, diye sesleniyorum. Nazlı’nın geçen yaz buraya geldiğini söyledim Zeynep’e. Söyle bakalım, kaç yıldır görmedin kızını?

Cevap yok. İyice öfkelenip bağırıyorum:

–Söylesene uyuşuk adam! Dört yıldır göremiyorsun kızını değil mi? Tam dört koca yıl.

Kapı zili çalıyor, mecburen susup çıkıyorum mutfaktan.

(Devam edecek)



Telif Hakkı Uyarısı Yitirilmiş Değerler (2) isimli yazı, Erturan Elmas tarafından 22.05.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Ersin Başeğmez yazıyı tebrik etti...
tebrik Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...
tebrik Erol Güldiken yazıyı tebrik etti...
Sabit İnce
Sabit İnce / 30.08.2008
harika bir konu ve hikaye tebrik ediyorum erturancığım.

Okan Çelik
Okan Çelik / 29.06.2008
yoksa bu sefer mi gelecek kız... Hemen devamını okuyayım... Erturan abi tebrikler valla. Ama meraktan çatlamadan diğerine başlayım...

Mehmet Sabri Haberveren
Mehmet Sabri Haberveren / 23.05.2008
işler dolayısı ile epeyi bir zamandır okumuk nasip olmuyordu sayın hocam. Güzel yazıyorsunuz. İnşallah diğer bölümleride okuyabilirim.

Fatma Çetin Kabadayı
Fatma Çetin Kabadayı / 23.05.2008
Soluksuz okuyordum, bitmiş. Kim geldi acaba? Yanılmak istemiyorum.

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 23.05.2008
Kurgu ve merak öğesi ustaca işlenmiş. Kutlarım.

Cemal Çelik
Cemal Çelik / 22.05.2008
Çok sıcak duygular yaşatıyor insana, çok içten bir hikaye...Aynı duyguları zize de yaşattınız hocam...Sevgi ve saygılarımla.

Gülçin Karakaya
Gülçin Karakaya / 22.05.2008
Çocuğunu iyi okullarda okutmak hevesiyle gurbete gönderen bir baba...Hata mı?Yoksa haklı mı?Çocukalarımız için ders alacağımız bir hikayeye benziyor...Merakla bekliyorum..saygılarımla

Necla Alptekin
Necla Alptekin / 22.05.2008
Kurgu yerinde, olaylar canlı gibi, sanki kendi seslendirdiğim bir filmi izliyorum. Bölümleri merak uyandıran yerde kesmeniz de ustaca. Kutlarım Hocam.

Ersin Başeğmez
Ersin Başeğmez / 22.05.2008
hocam, hani mutfakta biri mi var derler ya, içinizde ikinci bir yazar mı var dı bu hikayeyi yazarken. dil o güzelim zarif istanbul dili gibi, annenin özlemi, hasreti, acısı ve babanın kendinle mücadesi ne kadar da güzel anlatılmış. hocam, çıta epey yüksekte. saygılarımla.

Melek Öztürk
Melek Öztürk / 22.05.2008
Hayranlıkla okuyorum yazılarınızı ve bu hikaye de çok güzel gidiyor hocam... tebrikler

Kadir Bıyıklı
Kadir Bıyıklı / 22.05.2008
çok güçlü bir kaleminiz var sizi okumak keyif veriyor...

Çiğdem Ercan
Çiğdem Ercan / 22.05.2008
Merakla bekliyorum devamını. Demek Kütahya`da geçiyor hikaye?


Ekim
3
Yönetim Gökteki Zindanlar
Umut UyanToplumsal Hikayeler • 68 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
29
Düşünceler & Hayaller
Betül Sena EmekToplumsal Hikayeler • 63 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
27
Ergenezum
Ertuğrul ErdoğanToplumsal Hikayeler • 91 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Eylül
11
Hayat Ne?
Ekrem TekerekToplumsal Hikayeler • 139 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
11
Fesatlık Toprakta mı İnsanlarda mı?
Erol SunatToplumsal Hikayeler • 355 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Eylül
24
Kısa Şiir Özlü Anlatım (3)
Erturan ElmasBilimsel Makaleler • 232 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Eylül
23
Kısa Şiir Özlü Anlatım (2)
Erturan ElmasBilimsel Makaleler • 218 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Eylül
22
Kısa Şiir Özlü Anlatım (1)
Erturan ElmasBilimsel Makaleler • 313 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Eylül
10
Vasat İnsanın Mükemmel Şiiri (4)
Erturan ElmasBilimsel Makaleler • 249 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Eylül
9
Vasat İnsanın Mükemmel Şiiri (3)
Erturan ElmasBilimsel Makaleler • 138 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
25
Çocuklara Okuma Sevgisi Nasıl Kazandırılır
Erturan ElmasEğitim Makaleleri • 2911 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
12
Sözcüklerde Anlam Kaymaları (1)
Erturan ElmasBilimsel Makaleler • 2525 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Aralık
24
Çocuklara Okuma Sevgisi Niçin Kazandırılır
Erturan ElmasEğitim Makaleleri • 2000 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Şubat
2
Şiirde Ahenk Öğeleri (5)
Erturan ElmasBilimsel Makaleler • 1567 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
20
Ekol Yaratan Bir Şiir
Erturan ElmasBilimsel Makaleler • 1357 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Yitirilmiş Değerler (2), Yitirilmiş Değerler (2) hikayesi, Yitirilmiş Değerler (2) hikaye, Yitirilmiş Değerler (2) nedir?, Yitirilmiş Değerler (2) hakkında bilgi, Yitirilmiş Değerler (2) hikayeleri, Erturan Elmas hikayeleri, Yitirilmiş nedir, Yitirilmiş hikayesi, Yitirilmiş hikayeleri, Değerler nedir, Değerler hikayesi, Değerler hikayeleri, (2) nedir, (2) hikayesi, (2) hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Bize Birşey Olmaz!

Erol Sunat
Hızır’ın Tuğla Ocağı

Sezer Nişancı
Cevapsız Sorular

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Credit Counseling | Loans | Debt Help | Mortgage Calculator | Mortgage Calculator | Gazlıgöl | Saat