Yoksa Ben Bir Fil Miyim?Yoksa Ben Bir Fil Miyim?Rabbinin fil sahiplerineneler yaptığını görmedin mi? Hikaye odur ki; Filleri çok acımasız bir biçimde eğitirler. “Şüphesiz ki insan çok zalimdir.” Ve “Şüphesiz ki insan çok cahildir.” Bir çukur düşünün. İçine bir filin rahatlıkla sığacağı büyüklükte bir çukur… Fili bu çukura koyarlar. Zavallı fil çıkamaz bu çukurdan. Çünkü çukurun yüksekliği buna göre ayarlanmıştır. Aniden, ellerinde kalın sopalarla, “siyah giyen adamlar” beliriverir… Ve zavallı file ellerinde sopalarla vurmaya başlarlar. Vururlar. Vururlar. Vururlar. “Siyah giyen adamlar”, saatlerce, aralıksız ve en acımasız biçimde zavallı file vururlar. Filcağız kan revan içinde kalır. Bu öyle bir işkencedir, öyle “ayarlanmış bir zulüm”dür ki, fil ölmez, ama ölmüşten beter olur. Sonra, “siyah giyen adamlar” ortadan kaybolurlar. Ve sahneye, çukura, birden “beyaz giyen adamlar” doluşur. Ellerinde sopa yoktur “beyaz giyen adamlar”ın… Islak havlularla filin yaralarını temizlerler, bir yandan da okşar, merhamet gösterisinde bulunurlar. Filin tüm yaraları temizlenene kadar, sabırla vakit geçirirler çukurun içinde… Ve “beyaz giyen adamlar” birden çukuru terk ederler ve yerlerini tahmin edileceği gibi “siyah giyen adamlar”a bırakırlar. “Siyah giyen adamlar”, zavallı file, ellerindeki sopalarla, bir öncekini aratacak şiddette vurmaya başlarlar. Aman Allah’ım o ne acımasızlıktır! Fil feryat figan içinde… Saatlerce devam eder bu zulüm… “Şüphesiz ki insan çok zalimdir.” Sıra yine “beyaz giyen adamlar”dadır. Ellerde ıslak havlular, dillerde güzel sözler, bir elleriyle filin yaralarını temizlerken, diğer elleriyle okşarlar… Fil ağlar mı bilinmez ama bir süre sonra bu oyuna gelir… Ve “beyaz giyen adam”lar kendisinden ne isterse yapmaya başlar… Zavallı fil… Nereden bilsin “beyaz giyen adamlar” ile “siyah giyen adamlar”ın aynı amaca hizmet ettiğini, aynı kaptan yemek yediğini, aynı güfteye, farklı besteler yaptıklarını… Hülasa; Dikkat etmek lazım, bizim hayatımızda da “beyaz giyen adamlar” olabilir. Dikkat etmek lazım, bizim ülkemizde de “siyah giyen adamlar” olabilir. Dikkat etmek lazım, sürekli bu oyuna düşmeye mütemayil filler olabilir. Bu nedenle, zaman geçiyor ve hiçbir şey değişmiyorsa insanın kendisine şu soruyu sorması lazım: “Yoksa ben bir fil miyim?”
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Aralık
4
Sevdanın Adı Lacivert Geçmişte Bildiğiniz Aslında Mavi`ydi Düşlediğiniz
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 28 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
4
Terk Edilen Sizsiniz!!!
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 37 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 22
• Bayram Kaya • Hayata Dair Denemeler • 7 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
28
Sükuta Mahkûm Bir Münzevî
• Vedat Özcan • Hayata Dair Denemeler • 118 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
29
Nisan
23
Bir Zamanlar Bir Şehirde Ulu Bir Çınar Ağacına Tırmanan Bir Adam Var (idi)
• Vedat Özcan • Politik Hikayeler • 545 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
25
Ocak
28
Yoksa Ben Bir Fil Miyim?
• Vedat Özcan • Hayata Dair Denemeler • 131 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
31
Cinli Ağaç Ahşap Bir Ev ve İsimsiz Nine
• Vedat Özcan • Anı Hikayeler • 997 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Şubat
8
İlk Okulum ve İlk Öğretmenim
• Vedat Özcan • Yaşamdan Hikayeler • 881 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Nisan
2
Ocak
26
Şubat
21 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||