YolculukYolculukYOLCULUKGurbeti yaşıyorum vatanımda ta iliklerime kadar ve her gecesi zehirli bir yılan gibi, dolanıyor boynuma, geceler uzuyor, uzuyor, sabahlar gelmek bilmiyor.Her gecede erdiğimi hissediyorum. Bir yanımın toprağa karıştığını.Görmüyor kimse ve yalnızlığı yaşıyorum sevdiklerimin yanında. Her gün biri tarafından dağlanıyorum yüreğim paramparça.... Böyle olmak zorunda mı ey ihtiyar, vurulmak zorunda mıyım kurşunlarla. Bin kez yıkılmak zorunda mıyım... Terk ediyorum İstanbul’u arkamda insan bırakmadan göz yaşı dökecek...Ama Üsküdar ağlıyor Fatih ağlıyor İstinye ağlıyor, üzerinde yürüdüğüm toprak ağlıyor, bir insanlar gülüyor karşımda...Gülüşleri ciğeri delen ok gibi....bir de sen ağlıyorsun ihtiyar, içten içe gözyaşın kan oluyor ve doluyor yüreğime. Beni ayakta tutuyor, hastaya ilaç gibi, ölüye kan gibi, çölde göl gibi, soğukta ateş gibi, sıcakta gölge gibi, içime doluyor ve ayakta kalıyorum ihtiyar... Terk ediyorum İstanbul’u dönüş bileti olmadan, geride iz bırakmadan, ağlayan göz bırakmadan, söylenmeyen söz bırakmadan, terk ediyorum...ve avucumda ümitlerim gerçekleşmesini beklediğim düşlerim. Bir zamanlar kurduğum pembe hayaller geliyor aklıma, otogarda sütunların arsında. İnsan yığınlarının arasında. elimde bir çanta içinde yarım kalmış İstanbul’a şiirler, sırtımda teli kopuk sazım, mevsim soğuk aralık ve ümidimi yitirmek üzereyim. Nerde beklediğim baharım yazım... İnsanlar ağlıyor ellerini sallıyor birilerinin arkasından. arkamı dönüyorum birkaç adım sonra gülüyorlar kahkahalarla geride kalanlar...olan gidenlere oluyor... Yollar yine uzuyor, uzuyor, bitmek bilmiyor.Kırışmış gözlerden iki damla yaş dökülüyor, otobüsün penceresinin buharına karışıp sel oluyor, beklenen bahara hayallere.Bir zaman sonra daldığım düşlerden uyanıyorum dudaklarımda hafif bir gülümseme özlediğim dostlarımı görüyorum karşımda sıra, sıra. Belli ki onlarda beni özlemiş.bir türkü dolanıyor dudaklarıma,Dağları sıralı durnam, kanadı karalı durnam, bu derdimi sen anlarsın, yüreği yaralı durnam.Dost olmuşlar yine dağlarla, biliyorlar ki dağlar insanlar gibi değil,dağlar insanlar gibi kalleş değil, dağlar insanlar gibi adam satmıyor, seni yaban illerde bir başına bırakmıyor.Gülüyorum ve giden turnaların arkasından elimi sallıyorum,yanımdaki saf,saf bakıyor.Ona göre saf olan benim, bana göre dağlar... Yolda insanlar yolda hayvanlar yolda araçlar...yolda çocuklar, sürü güden el sallayan, çocuklar. Yer,yer kar kaplı toprak...bir süre sonra başımı kaldırıyorum bir ses burası son durak... İniyorum arabadan. Soğuk insanın yüzünü kesiyor. Ve yine gülüyorum ...... Hoş geldin yeni hayat...
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
4
Kasım
20
Kasım
13
Kasım
5
Kasım
1
Ekim
27
Ekim
26
Ekim
26
Ağustos
31
Ağustos
31
Ekim
26
Ağustos
31
Ağustos
31
Ekim
26
Ağustos
31 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||