kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Korku Hikayeleri

Yolda


Yolda

Antalya`dan Ankara`ya gece saat 23 arabasına bindim,
Afyon`da haliyle mola verdi araba. Gece oldukça soğuk ve karanlıktı,
bir sigara yaktım ardından piyasa fiyatının iki katı olduğunu bile bile bir kola aldım.
Sigaram bittikten sonra arabaya bindim ve uyumaya hazırlandım.
Yanımda yirmili yaşlarda bir genç oturuyordu yaşına istinaden cüzdan gibi taşıması gereken bir müzik
çaların sesini sonuna kadar açıp kullanmaması ender rastlanan bir durumdu.
Oda geldi ve koridor tarafında olan koltuğuna oturdu. Bu talihsiz delikanlıya firma başkasına
sattığı bileti ona da satmış, yolculuğa başlarken muavinle atışsada arka tarafta da olsa bayram telaşında
bir koltuk bulduğuna şükretmeliydi.Arabaya ondan once binmiştim arkamdan o binsede bana ne bir iyi akşamlar
ne de bir merhaba dedi.Konuşmadan sabaha kadar gidecektik. Klasik ön koltuktaki şahıs da koltuğunu arkaya
yatırıp beni sıkıştırmasıyla birlikte seyahatimize kaldığımız yerden devam etmeye hazır hale gelmiştik.
Seyahatlerim sırasında kolay kolay uyumam fakat ne varki bu sefer garip bir ağırlık çökmüştü.Gündüz pek birşey
yapmasamda yediğim yemeğin ağırlığından olacak vucudum artık yorgunluk sinyalleri vermekteydi.
Ne de olsa en tatlı uyku perişan uykudur.



Gözlerimi açtığımda zihnimin kendine gelmesi için beklediğim süre çabucak geçmişti.Ayaklarım uyuşmuş,
boynum tutulmuştu.Yerimden zar zor doğruldum ve otobusun içine şöyle bir baktım.
Otuz sekiz numaralı koltuğumdan sıradan bir korku filmi havasında bir görüntü sergiliyordu içerisi.
Herkes uyuyordu, kafalarını koltuğa yaslamış kendi bilinç altlarındaki tozlu raflarda gizlenmiş rüyalarını
uyandıklarında hatırlamayacakları pahasına bir bir izliyorlardı.
Ama bu sessizlik beni rahatsız etmişti. Motorun çıkardığı o hafif sesin bile artık bir değeri kalmamış başka
zaman sinirden cinnet geçirebileceğim "ağlayan bebek sesine" bile muhtaç kalmıştım. Sanki herkes
ölmüş otobüsüde şöförün hayaleti sürüyormuş gibiydi.


Dışarı baktım; ay dolunay olmasada bir kaç gün içinde muhtemelen tam halini alıyor olacaktı.
Yağan kar insanın dokunmadığı her yerde kalmış ben artık buradayım diyordu. Ayın o parlak ışığı ise kara vurduğu
zaman sanki sıcak bir yaz gününde akşam üzeri aydınlığına benzemek istercesine karların
üzerine düşüp ortalığı karanlık havasından alıp gözlerimize güzel fakat aynı zamanda gizemli bir hava yaratıyordu.
Kendi kendime ne çok şey saçmaladığımı düşünüp büyü artık Tarık dedim ve uykuma kaldığım yerden devam etmek
için arkama yaslandım.
Otobüsün ani fren sesi duymamla ve koltuğa tutunmam bir oldu. Daha gözümü kapatalı 5 dakika olmamıştı.
Yanımda oturan delikanlıda yoktu piyasada.Saatime baktığımda daha 2.25 olduğunu olsa olsa otobüsün bir hayvana vurmamak
için ani bir fren yaptığını düşümdüm.

İnsanın içine o garip korku düşsede beyin "yok daha neler" demesi üzerine koltuğumdan doğrulurken
otobüsün aslında boş olduğu gerçeğiyle başbaşa kalmamın doğal bir sonucu olarak bir kaç saniye olduğum yerde kaldım.
Koridorda yürürken koltuklarda yada yerde kan izi aramama rağmen tek gördüğüm koltukların arkasındaki fileye takılmış
boş bardaklardan ibaretti. Nereye gittiler! Bu bir şaka mı?!? Hayır değil üzgünüm Tarık buraya kadarmış eger bir korku
filminde figüran olsaydın merakla otobüsten iner etrafa bakarken bir bıçak darbesi yada gizemli bir güç seni
nakavt ederken sen koltuğunda adamın ne kadar salak olduğunu mırıldanırken sinirinden kanal değiştirecek, izleyip birşey
bulamayınca dönüp dolaşıp tekrar aynı kanalı acacaktın.
Ama gerçek hayatta böyle birşeyle karşılaşınca otobüsün kapısından aşağı inmekten başka çarem olmadığını anlamıştım.
Dur bir dakika telefon diye birşey var ona davran hemen önce babanı sonrada polisi ara. Kot pantolonunun arka cebinden
yeni cep telefonunu çıkar- eskisini çaldırmıstım- ve tuş kilidi denen şeyi kaldır.Ekranın ışığı yansın sende babanı ara
Keske böyle olsaydı. Telefon çekmiyordu. Operatörüne en içten duygularınla sevgilerimi ilettikten sonra kapıya doğru
ürkek ama çaresiz adımlarla giderken içinden normalde etmediğin duaları okumak birazda tatlı merakla akıbetını duşünmek
ertesi gun gazetelerde 3. sayfa haberlerinde senden bahsedileceğini bilmek garip bir çelişki yaratıyordu.

Dışardaki ayazın bahanesiyle ürpermiş tüylerim içimdeki endişenin sadece artçı şokları olsa gerekti.
Kimse yok! Nerdeler kahretmesin. Birinin kalbini feci kıracağım. Elimi cebime atıp bir sigara çıkardım.
Hayatımda içtiğim en güzel sigaraydı emin olun. Boş boş bir ışık gormeyi ümit ederken aslında yerde asfalt olmadığını
anlamam zihnimin artık sifonu çekilmemiş bir klozetten farksız bir hal aldığının en güzel kanıtı olsa gerekti.
Karlarda ayak izleri vardı. Ama sadece bir kişinindi. İzleri takip ederken otobüsün aslında oraya kadar gelmediğini anladım
En azından yerden gelmemişti.
Soğuk etkisini göstermeye başlamıştı. Belkide ayak izlerine bakılırsa bu kaderi birisiyle paylaşıyordum.
Oda kendine geldiğine etrafa bakmış ama 38 numaralı koltuğunda uyuklayan beni görmemiştir.
Yapılacak en mantıklı şey ayak izlerini takip etmekdi.Ta ki o izlerin üzerinde çocukluğumdaki kurban bayramlarından kalma kan gölünü görene kadar...

Devamı gelecek...


Yolda
Yazı Sahibi
Burak Cura
Burak Cura tarafından 28.7.2008 tarihinde eklendi 173 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Emre Acar yazıyı tebrik etti...
gerçekten başarılısın tebrikler...


07.08.2008 tarihinde yorumlandı.


Kasım
27
Gölge 3
Taylan BaşkanKorku Hikayeleri • 60 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
17
Gölge2
Taylan BaşkanKorku Hikayeleri • 82 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
16
Ölüm Kokan Oda
Tajdin AydınKorku Hikayeleri • 192 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
9
Hayalet İşçiler
Tajdin AydınKorku Hikayeleri • 234 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Kasım
4
70 Km`lik Risk Hayatım
Banu YeyrekKorku Hikayeleri • 140 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Temmuz
28
Yolda
Burak CuraKorku Hikayeleri • 174 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
28
Yolda
Burak CuraKorku Hikayeleri • 174 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Yolda, Yolda hikayesi, Yolda hikaye, Yolda nedir?, Yolda hakkında bilgi, Yolda hikayeleri, Burak Cura hikayeleri, Yolda nedir, Yolda hikayesi, Yolda hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Credit Cards | Advertising | Loans | Cell Phones | MPAA | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul