Yunus`a Göre İnsanın İç Romanı (3)Yunus`a Göre İnsanın İç Romanı (3)Bir dem dev olur ya peri viraneler olur yeriBir dem uçar Belkıs ile sultan-ı ins ü can olur Tarih boyunca her millet destanlar, efsaneler, masallar uydurmuştur. Bu tür sanat eserlerinde olağanüstü kahramanlar ve olaylar dikkat çeker. Mitolojik kahramanların, biz insanlarda olmayan bazı yetenekleri ve gizli güçleri vardır. İnsanlar çocukluğundan itibaren bu tür kahramanlara özenir ve zaman zaman onlar gibi olmayı hayal eder. Diyebiliriz ki her insan, çocukluğunda masal kahramanlarından bir prensi veya prensesi içinde yaşatmıştır. Günümüzde de çizgi romanlarda ve filmlerde insanların özenip taklit etmeye çalıştığı efsanevî kahramanlar yaratılmaktadır. Bizde Oğuz Kağan, Battal Gazi, günümüzde ise dizi film kahramanı Polat tipi; Batı dünyasında Süper-man, James Bont, Rambo gibi tipler insanlardaki bu arzuların tatmini için yaratılmış hayalî kahramanlardır. Yunus bu beyitte her insanda görülen devlere, perilere, başka deyişle efsane ve masal kahramanlarına imrendiğini, zaman zaman onlar gibi imkânsız ve büyük işler başarmayı hayal ettiğini ifade ediyor. İslâm mitolojisine göre Saba ülkesinin melikesi Belkıs ve Hz. Süleyman aynı çağda yaşamış ve olağanüstü güçlere sahip, son derece büyük servetlere sahip kişilerdir. Hz. Süleyman, Belkıs’ı hak dinine davet etmiş ve uzun uğraşlar sonucunda onun Hz. İbrahim geleneğinden gelen tek tanrılı dini kabul etmesini sağlamıştır. Yunus bu beytin ikinci dizesinde bazen kendisini Belkıs gibi gökte uçarken hayal ediyor. Ayrıca bununla yetinmeyip bazen de Belkıs ve Hz. Süleyman gibi insanlara ve diğer canlılara hükmettiğini düşlüyor. Şairimiz şiirinin yedinci beytinde yine her insanda görülen bir temel duyguyu ele alıyor: İmanda zaaf ve şüphe… Bir dem varır mescitlere yüz sürer anda yerlere Bir dem varır deyre girer İncil okur ruhban olur İslâm âlimleri şöyle bir olay anlatır: Hz. Ali bir savaşta yaralanmıştır, ameliyat edilmesi gerekir. Hz. Ali tabiplere: “Ameliyatı, ben namaz kılarken yapın, çünkü o anda ben hiç acı hissetmem.” der. Bu kıssa da hiç şüphesiz bir Müslümanda imanın nasıl olması gerektiği vurgulanmaktadır. Namaz kılarken dünyevî dertleri unutmaya, kendimizi ibadete vermeye, Allah’la bütünleşmeye çalışırız ama bunu hiçbirimiz başaramayız. Namaz surelerini okurken günlük olaylar ve çözüm bekleyen sorunlar film şeridi gibi gözlerimizin önünden geçiverir. Zaman zaman Batı dünyasına hayranlığımızı ifade ederiz. İslâm ile diğer dinleri karşılaştırırız. Evlâdımız genç yaşta ölümcül bir hastalığa yakalanınca, başımıza olmadık felâketler gelince Allah’ın adaletinden şüphe ederiz. Ben namazımı Hz. Ali gibi kılıyorum, ben tanrının varlığından asla şüphe etmedim diyen yalan söyler. Yunus bu beyitte bu gerçekleri vurgulamaktadır. Yunus bazen inançlı, saf bir Müslümandır, mescitlere, camilere girip bütün içtenliğiyle Allah’a ibadet eder, secdeye kapanır. Fakat bazen tam tersine, iman zaafı yüzünden kendisini kiliseye girmiş İncil okuyan bir papaz gibi hisseder. Sonuç olarak bu beyitte secdeye kapanmış imanlı bir insanın içinden papaz duygularının da geçebileceği vurgulanıyor. Kısaca bu beyit imanın koyusundan şüpheye ve şüphenin koyusundan başka inançların düşüncelerine geçilebileceğini ifade etmektedir. Bir dem gelir İsa gibi ölmüşleri diri kılar Bir dem girer kibr evine Firavn ile Haman olur Her insanda zulüm ve şefkat; öldürmek ve diriltmek; iyilik ve kötülük gibi zıt duygular vardır. Bu duygular ve hırslar, insanları bir hastalık nöbeti gibi art arda sarar. Tıpkı bunun gibi ömrümüzün bazı dönemlerinde veya bazı anlarında alçakgönüllü davranmışızdır; çobanla çoban, işçiyle işçi, çocukla çocuk olmuşuzdur. Bazen de kibir denilen duygunun pençesinde olduğumuzdan sultana bile selâm vermemişizdir. Yunus bu beyitte tevazu ve kibirden bahsediyor. Bazen çok merhametli, iyiliksever, alçakgönüllü bir insandır, herkesin yardımına koşar, insanlara yaşama sevinci aşılar, adeta ölüleri yeniden diriltir. Bazen de çok kibirli bir insan hâline dönüşür, kendisini herkesten büyük görüp kimseyle ilgilenmez. O anda Hz. Musa’ya ve onun halkına olmadık zulümleri yapan Firavun ve zalim vezir Haman gibi davranır. Bırakın insanlara iyilik yapmayı, onları yok etmek için uğraşır. Yunus ilk sekiz beyitte insan ruhunun zıt özelliklerini, hâlden hâle geçişleri vurguladıktan sonra şiirini bir sevinç senfonisiyle bitiriyor: Bir dem döner Cebrail’e rahmet saçar her mahfile Bir dem gelir gümrah olur miskin Yunus hayran olur Yunus bazen kendisini Cebrail gibi hissetmektedir. Nasıl ki Cebrail kutsal ayetleri Hz. Muhammed’e tebliğ ederek kâinatı aydınlattıysa, Allah’ın rahmetinin dünyaya getirilmesine aracılık ettiyse kendisi de mahfillere (topluluk yerlerine) rahmet saçmaktadır. Bu dizede de gezici derviş hayatının izlerini görüyoruz. Yunus köy-kasaba gezip İslâm’ı ve tasavvufu küçük-büyük kalabalıklara anlatmakta, Anadolu’da dolaşırken zaman zaman yolunu şaşırmakta fakat görevini başarıyla sürdürmektedir. Yunus yaptığı işin faydalı ve kutsal olduğunu düşünerek kendisine hayran olmaktadır. (Son)
Telif Hakkı Uyarısı Yunus`a Göre İnsanın İç Romanı (3) isimli yazı, Erturan Elmas tarafından 22.02.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
16
Kasım
13
Kasım
10
Kasım
8
Kasım
6
Charles Louis Alphonse Laveran (18451922) Fransız Tıp Doktoru
• Zeynep Akıllı • Bilimsel Makaleler • 79 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
21
Yunus`tan Bilmece Gibi Bir Şiir (1)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 268 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Ekim
20
Ekim
15
Ses Bayrağımız Vefat Etti
• Erturan Elmas • Toplumsal Makaleler • 192 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.
Eylül
24
Kısa Şiir Özlü Anlatım (3)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 635 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Eylül
23
Kısa Şiir Özlü Anlatım (2)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 453 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Şubat
2
Şiirde Ahenk Öğeleri (5)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 5013 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
25
Çocuklara Okuma Sevgisi Nasıl Kazandırılır
• Erturan Elmas • Eğitim Makaleleri • 3393 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ekim
12
Sözcüklerde Anlam Kaymaları (1)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 2757 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Aralık
24
Çocuklara Okuma Sevgisi Niçin Kazandırılır
• Erturan Elmas • Eğitim Makaleleri • 2333 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Aralık
20 |
![]() |
Site Menüsü
Radyo Yayını
( Canlı Yayında )
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||