Yunus`un Diliyle Sahte Sofular (2)Yunus`un Diliyle Sahte Sofular (2)Yunus Emre’nin tekkelerde din ve tasavvuf eğitimi aldığını, eğitimini tamamladıktan donra Anadolu’da dolaşıp köy, kasaba ve şehirlerde halka vaazlar vererek milleti aydınlattığını biliyoruz. Tekke ve dergâhların Anadolu’nun Türkleşmesinde, Osmanlı devletinin güçlenip gelişmesinde büyük hizmetleri olmuştur. Ancak asırlar sonra bu müesseseler yozlaşmış ve tembellerin, askerlik yapmak istemeyenlerin sığınağı hâline gelmiştir. Bu mekânlar zamanla asıl amaçlarından kopmuş, hurafe, batıl inanış üreten sahte dindarların yuvası hâline dönüşmüştür.Atatürk, halkımızın dinî ihtiyaçlarına cevap vermesinden vazgeçtik İslâmiyet’e zararlı hâle gelen bu müesseseleri “Türkiye şeyhler, mürşitler, müritler ülkesi olmayacaktır. Hayatta tek hakiki mürşit ilimdir, fendir.” diyerek kapatmıştır. Fakat maalesef gazete ve televizyon haberlerinden izliyoruz ki hâlâ birçok tarikat faaliyetini sürdürmekte, bunların bazılarının foyaları cesur gazeteciler sayesinde ortaya çıkarılmaktadır. Televizyon ekranlarında falcılar, büyücüler, üfürükçüler her gün boy göstermektedir. Çağdaş İslâm profesörlerinin tüm uyarılarına rağmen bazı insanlarımız bu insanların sarığına, cübbesine, sakalına kanmakta, bu cahil sahtekârların sözlerine inanmaktadır. Yunus Emre bu tip sahte sofuları yedi yüz yıl önce tespit etmiş, onların iç dünyalarındaki çirkinlikleri tüm çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Dervişlik dedikleri hırka ile taç değil Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil Bu muhteşem dörtlükten anlaşılıyor ki Yunus şekilciliğe şiddetle karşı çıkan hakiki bir mümindir. Yunus’a göre Müslüman, derviş veya dindar olmanın temel şartı gönlün eğitilmesidir. Kılık kıyafetle mümin olunmaz. Bazen Bursa caddelerinde, genç yaşta olmalarına rağmen bir karış sakal uzatmış, başına sarık takmış, uzun cübbeli insanlar görürüm. İçimden Yunus’un bu beyitlerini yazıp suratlarına fırlatmak geçer fakat bu beyni yıkanmış şekilci softaların Yunus hakkında ne düşündüğünü de iyi bilirim. Onlara göre en büyük Müslüman kendi şeyhleridir, halkın gidip ibadet ettiği camilere bile girmezler. Aslına bakarsanız bunların çoğu kalben Allah’a inanmaz. Peki niçin bir tarikata girip bu kıyafetlerle dolaşmaktadırlar. Bir fabrikada günde on saat çalışıp asgarî ücretle çalışmak, tarlada bahçede çok çalışıp az kazanmak zor iştir de onun için. Bir tarikata girip ekmek elden su gölden yaşayıp giderler. Çünkü bu kuruluşların tek geçim kaynağı onların sakalına sarığına kanan temiz kalpli saf Müslümanların bağışlarıdır. Bu bağışlar bazen dükkân, apartman, arsa şeklinde olur. Bir elleri yağda, bir elleri bağda geçinip giderler. Yunus bir şiirinde dervişin nasıl olması gerektiğini şöyle ifade ediyor: Her kime kim dervişlik bağışlana Kalpı gide, pak ola, gümüşlene. Bildiğiniz gibi “kalp” sahte demektir. Yunus’a göre derviş olmanın birinci şartı sahteliğin yani ikiyüzlülüğün yok olmasıdır, ayrıca derviş madden ve manen temiz olacaktır, toplum içinde gümüş gibi parlayacaktır. Yine başka bir şiirinde: “Derviş gönülsüz gerektir / Sövene dilsiz gerektir / Dövene elsiz gerektir” diyor. Yunus’a göre gerçek iman eri kibirsiz, sabırlı ve şiddetten uzak olmalıdır. Şeyhlik, mürşitlik aldatmacalarıyla harem kuranlar; mürşitlik koltuğuna oturmak uğruna camilerde birbirlerini boğazlayanların dinle İslâmiyetle ne alâkası olabilir? Yunus bazı şiirlerini daha etkileyici olması için sahte sofuluk yaparak halkı aldatıp maddî çıkar sağlayanların diliyle söylemiştir. Bu şiirle samimi birer itirafname gibidir. Ey bana derviş diyen nem ola derviş benim Dervişlik yaylasında hareketim kış benim Yunus’un şiirlerindeki muhteva öylesine muhteşem, öylesine dolu ve doyurucu ki onun şiirlerini yorumlarken bu eserlerin sanat değerinden bahsetmeyi unutuyoruz. Şu beytin ihtişamına bakınız. Dervişlik dünyasını yaylaya ve sahte sofunun her hareketini kışa benzetiyor. Dervişlerin ruh ve düşünce dünyası yayla gibi olmalıdır: Doğal, temiz, bin bir çiçek ve meyveyle dolu. Yani dervişler güzellik üretmeli, insanlara faydalı şeyler sunmalı, gönülleri ferahlatmalı. Fakat sahte dervişin her sözü, her davranışı kış gibidir: Soğuk, verimsiz, insanlara sıkıntı veren… Hırkam tacım gözlerem fasid işler işlerem Her yanımdan gizlerem bin bir fasid iş benim. Sahte sofu itiraflarına devam etmektedir. Onun tek derdi hırkası ve tacıdır. Yani şekil olarak derviş izlenimi uyandıran maddi varlıklarını gözetmektedir ve dervişlik yolunda yükselmeyi hedefler. Mürşit olmak, müritlere hükmetmek gibi planlar yapar. Fakat yaptığı tüm işler fitne fesatla doludur. Ama sahte sofu bu fesat işlerini etrafındakilerden gizlemekte çok başarılıdır. İçerime bakarsan buçuk pulluk nesne yok Taşramın gavgasından âlemler dolmuş benim Beyitlerdeki ifade gücünün ihtişamına, buluşların mükemmeliyetine bakar mısınız? “Buçuk pulluk nesne, taşramın gavgası…” Yunus’un her beyti birbirinden güzel… Sahte dervişin itirafları bu beyitte de sürmektedir.: “İçime bakarsan buçuk pulluk nesne bulamazsın. Bilgi mi? Yok. İnsanlık mı? Ne gezer? Allah’a iman mı? Alâkası yok. Peki cömertlik, çalışma, yardımseverlik? Semtine bile uğramaz… Fakat dışının kavgasından âlemler dolmuştur. Yani şeklen Müslüman görünmek için çok mücadeleler vermiştir. Tıpkı günümüzün sahte sofuları gibi... Onlar toplumdan dışlanmalarına, her türlü yasal baskılara rağmen sarıklarından, cübbelerinden, şalvarlarından ve sakallarından asla vazgeçmezler. Gerçek imanın gönülde olduğunu bir türlü kabul etmezler. Kısaca taşralarının kavgasından âlemler dolmuştur. (Devamı var)
Telif Hakkı Uyarısı Yunus`un Diliyle Sahte Sofular (2) isimli yazı, Erturan Elmas tarafından 03.03.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
• Sabit İnce yazıyı favori listesine aldı...
Kasım
23
Kasım
22
Kasım
18
Vicdan Ayaklar Altı Kürsüde Ego
• Deniz Güneş • Eleştiri Makaleleri • 64 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
17
Kasım
16
Ekim
21
Yunus`tan Bilmece Gibi Bir Şiir (1)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 268 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Ekim
20
Ekim
15
Ses Bayrağımız Vefat Etti
• Erturan Elmas • Toplumsal Makaleler • 192 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.
Eylül
24
Kısa Şiir Özlü Anlatım (3)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 634 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Eylül
23
Kısa Şiir Özlü Anlatım (2)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 453 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Şubat
2
Şiirde Ahenk Öğeleri (5)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 5009 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
25
Çocuklara Okuma Sevgisi Nasıl Kazandırılır
• Erturan Elmas • Eğitim Makaleleri • 3393 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ekim
12
Sözcüklerde Anlam Kaymaları (1)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 2757 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Aralık
24
Çocuklara Okuma Sevgisi Niçin Kazandırılır
• Erturan Elmas • Eğitim Makaleleri • 2333 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Aralık
20 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||