Yüreğim GibisinYüreğim Gibisinne öğrendim biliyormusun yüreğiminsanın kazanacağı en büyük zaferin sevgi olduğunu bu yaşam savaşında oysa gerçek yalanlar ve sahte yalanların yolları hep uzakmış birbirlerine yalanın günahkar yüzü gizlermiş,meleklerin ağlayışlarını ...insanlar hep kazandıklarımı elimden almak için üzdüler beni..vazgeçtim sonunda uzanmaktan insanlara.. çünkü ağlayamıyordum artık çürüyen içimi yeşertemiyordu,uğruna ömür tükettiklerim ve gittim,gitmeliydim en doğrusu buydu kendi bildiğim gerçeklerin insanlar kendileri gibi görüyorlardı beni kendini bulamayan insanda ne görebiliyorlarsa evet herşeye aşılmayı öğrendim ölümlerden ölüm beğenilen,kıvrandıran,süründüren,yaşamışlık sanılan son nefeslik imdatları bile tattım ve bazen kendime bile acımadım geceler yaşadım kırık dökük buğulanmış camlarda manzaralar yapıp hep kırgınlığımı yazdım üzerlerine ıslak bulutlara korkak satırlara tan vakitlerinde gecikmiş güneşe sağnak,sağnak ağladım üşüyorum diye ve hiçbir mevsimde yetmedi bana vazgeçmek için değil ,inanmak için sevdim hep yeniden sevdim kalbimin fırlarcasına atması canlandırıyordu beni ve huzur diye bildiğim hiçbir şeyden ayırmadım benliğimi en son buda geçer dediğim kirletilmiş sevinçlerimden bile utanmadım çünkü beni en güzel ben anlayandım insanların bittin dediği her anda yeniden yaşamamı sevdim inadına sevgi diye haykırışımı sonsuz sevgi diye çırpınışımı sevdim kimsenin beni anlamayışını sevdim en çokta seni sevdim,varlığını kendim gibi bildim ne öğrendim biliyor musun yüreğim yaşanılan her anın bir zaman akımından diğer zaman akımına sürünkendiğini öğrendim..istesek te ,istemesek te.. mücadele yoksulu bir akrebi,koşturuyordu hep yelkovan oysa hiçbir şeye yetmiyordu zaman ölüm hep daha zamansız geliyordu zamandan bense erken finaldeki mağlup takım gibiydim,yalancılardan bıkan,yabancılardan tiskinen yaşam insanı varlığımla,yokluğumu karıştırıp bulmaca oluşturuyorlardı benden zaten başka türlüde bakamıyorlardı yüzüme vazgeçtiğim yenilgilerim ne öğrendim biliyor musun yüreğim mektupların kapanırken sitemsi vedalarını son başlıklarını silmek için yırtılışlarını ve korkaklıklarını kelimelerin saklanmış virgüllerin,noktaları öne itişlerini fark ettim her cümlenin ünlemle başlayıp,soru işaretine kaçışını öğrendim bu yüzden mektupları istemeyişim yazamayışım göndereni yok olup,sahibi belli olmayan düşünceleri ve en son mektubu kendime yazıp yollamıştım sadece sev diye not almıştım çizgili koskocaman bir kağıda hayatı karalamıştım anlık bile olsa o an değerliydi,değerdi her şey için geceden siyahtı kağıt,beyazdansa tonu kaçmış bir mat rengi kalem yalnızlık anlatıyordu,yokluğun onu bile tüketiyorum ne öğrendim biliyor musun yüreğim adına yaşam denilen ömrün kısalığını,ölümün yakınlığını sonra rüzgarın ,yağmura çarpıp kırdığını denizleri kendimi yargılamayı öğrendim keşke diyorum şimdi kendi kendime seni çok daha önce görüp te,bu çelişkilerle yaşamasaydım ben istemedim ki bunlarla savaşmayı gideceklerini bile bile.. ne öğrendim biliyor musun yüreğim seni ayırmayı evrenden,gözlerini ölümden,sözlerini sitemden ve tek bir şeyle sana tüm gerçekleri söyleyebilirim seni ömrümden de öte seveceğim...doyamadan,anlatamadan YÜREĞİM GİBİSİN!!!SEVDİĞİM Serkan AYDIN
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
23
Kasım
23
Kasım
23
Kasım
23
Asil Kanı Taşırız Ancak Bu Yaraşır Bize
• Mehmetşah Yiğit • Klasik Şiirler • 12 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Kasım
23
Eylül
8
Temmuz
8
Mayıs
8
Mayıs
8
Mayıs
8
Mayıs
8
Temmuz
30
Mayıs
8
Temmuz
30
Unutularak Büyütülen Sevgilerin Varolus Hikayesi
• Serkan Aydın • Yaşamdan Hikayeler • 289 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Eylül
8 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||