Zekanızı Düzene Sokmaya Ne Dersiniz?Zekanızı Düzene Sokmaya Ne Dersiniz?sizi aşk, para, iş ve sağlıkta daha zeki yapacak alıştırmalar:düşünce yeteneğine sahip olmanın kıymetini tamamen unutmuş gibiyiz. coşkunluğunu yalanlamış uygarlıktaki bütün bozukluklardan onu sorumlu tutmuşuz. bu tutumumuz ve az hissedip çok düşünmemiz, içimizdeki eski, soylu, vahşi kişiliklerden ayrılmamıza neden olmuş. oysa his ve mantık birbirini tamamlar; biri olmadan diğerini kullanırsak, kendimizi insan olmanın eşsizliğinden yoksun etmiş oluruz. akıl, vücut kadar araştırmaya değer. düşünmek herhangi bir sporu yapmak kadar yararlıdır. tenis, koşu veya herhangi başka bir spor yetenğimizi de keskinleştirebiliriz. ilk önce doğru düşünmeyi öğrenip sonra da uygulama olarak geliştirmemiz mümkündür. aslında hepimiz, sürekli olarak düşünürüz. ancak çoğunlukla derin bir şekilde değil, neden konsantre olmuyoruz? aklımız sarhoşlar gibi dolanıyor ve hiçbir yarar sağlamıyor. aklın dolanması; dikkati bir fikre sonra bir başkasına, ve daha sonra bir başkasına verip geçmek demektir. bunu durakladığımız fikrin değerinden, emin olmadığımız için yapıyoruz. bazen, yeteneğimizi bir fikri geliştirip uygulamaya yeterli görmeyiz. aklın bu şekilde hareket etmesi, bu yıllara has bir yenilik değil, arnold bernet bunu "7 günde 24 saat yaşamak" adlı kitabında açıklamıştır. "evinizden çıktığında aklınızı bir konu üzerine toplayın. (temel) olarak konunun cinsi önemli değil) on metre ilerlemeden, aklınız başka yere gitmiş, başka bir konuyla baş etmeye çalışıyor olacaktır. başınızı sallayıp aklınızı yine ilk konu üzerine toplayın." eğer bennet in tavsiyesine uyup, uzun dikkatinizi bir problemin çözümüne yönetiyorsanız ve gerektiği zaman düşüncelerinizi başka konulardan çekip eskisine dönebiliyorsanız, sağlıklı düşünmede önemli yeri olan dikkatinizi, geliştirmişsiniz demektir. tüm dikkatinizi bir konuya çevirmemek, boşa zaman harcayarak üzüntüyü davet etmek demektir. aslında konsantre olabilme yetisinden kısa bir süre için olsun yoksun olmak veya bunalım ile sıkıntı, birbirlerine o kadar bağlıdırlar ki hangisinin ilk önce başladığı bilinmemektedir. konsantre olduğumuzda, belli bir şeyle ilgileniriz. fakat konsantre olmadan önce, bir şeye karşı ilgi oluşmalıdır. doğal olarak enerji ve aklı, odak noktası olarak kabul edilen fikre yöneltip konsantre olmak; kişi bir konuyla tam olarak ilgilenirken varlığını gösterir. yaratıcı düşünce hevesle beslenir. ancak biz düşünecek herhangi ilginç bir konumuzun olmadığını kabul edelim. böyle bir konu nasıl bulunur? belli bir yöntem yok. fakat size bir kaç öneride bulunabiliriz. 1- okuyun. dolgun şeyler, özellikle en iyi düşünen zekaların en iyi örneklerini okuyarak kendi aklınızı verimli fikir tomurcukları ile doldurabilirsiniz. okuduğunuzla savaşmak gayretini gösterin. george bernard show, okumak üzere olduğu kitapları almadan önce bile onların birer taslağını hazırlardı. kitaba cevap verin; mark twain, tekrar tekrar okuyup içlerine not ve ünlemler eleştiri ve sonuçlar yazdığı destelerle kitaba sahipti. eğer münakaşa edilebilecek konulu kitaplar okumak istiyorsanız, sadece kendi fikirlerinizle uyuşan fikirlere sahip olmayan yazarların kitaplarını okumayın. kendinizi, karşı olduğunuz düşüncelere açın. 2- düşüncelerinizi tartın. bu zannettiğinizden de fazla cesaret ister. kendinize çok açık olduğunuzu düşündüğünüz zamanlar bile bazı pişmanlıkların maskeler ardında saklı olabileceklerini düşünün. bazen kendinizi kendinizden iğrendiren, bazen de sizi heypecanlandıran yanlar bulabilirsiniz ama, yeni ve şekil almamış, belli sakıncalı, fakat üzerinde düşünüp tartışabileceğiniz düşünceler edineceksiniz. kendi düşünce ve ayırımlarınızın sebeplerini dürüstçe incelemek kadar zor bir şey yoktur. 3- yanınızda bir bloknot taşıyın. ne kadar belirsiz, delice ya da basmakalıp düşünce varsa toplayıp hepsini yazmayın. düşünmek bir aramadır. aradığınız şey kendinizin olabilecek bir fikirdir. zihninizin içindekileri ne kadar iyi tanırsanız iç yüzünü o kadar iyi kavrarsınız. bloknotunuza yazdığınız, belli belirsiz, tecrübe olacak şeyler sinirinizi bozup bundan vazgeçmenizi sağlayabilir. farkına vardığınız her problemi, zorluğu ve karşı çıktığınız fikri yazın ve onları çözüp çözemeyeceğinize bakın. bloknotunuzu inançlarınızı düzenleyip, incelemek için kullanın. bu inançların yaratacakları karışıklıklar ve sonuçlar nelerdir? önemi nedir? bugün bloknotunuza aldığınız düşünceler yarın değişebilir. önemi yok. onları kendi kendinize ulaştırmanın ilk adımını atıyorsunuz. yazdığınızı okuduğunuzda tam olarak ne demek istediğinizi, ne kadar kararlı olduğunuzu anlayarak onu basitleştirip, açığa kavuşturarak, bilinçli bir şekilde düşünmemenizi geliştirmeye çalışın. sadece düşüncelerinizi kağıda aktarıyor değilsiniz. aynı zamanda onları deniyor, geliştiriyor ve tamamlıyorsunuz. yalnızca onların size olan önemini anlamak değil, fakat bu önemi başkalarına göstermek istemelisiniz. bunu yapmak için başta, belirsiz, ayrılmış ve parçalar halinde olan bir şeyi alıp; onu kesin, birleşik ve tek bir bütün haline getirmelisiniz. 4- günde yarım saat ayırın. programlanan bir süre içinde sadece düşünün. dansözlerin ton ve kıvraklık alıştırmaları için yaptıkları gibi, saf, doğru, hür düşünce için kesin bir program hazırlayın. başlangıçta aklınızın, kusursuzca normal ve ortada olan şeyler üzerinde bir çocuk gibi dolaşmasına izin verin. toy sorular sormaktan korkmayın: "neden? niçin?" "ne hakkında..? "eğer..?" "başka ne...?" bir çocuğun merakını ve görüş açıklığını taklit edin. güzel fikirler, iyi konular; okumanızdan, not almanızdan gelen tavsiyelerden oluşurlar. düşünmenizi geliştirmenizdeki amacınız bir konu üzerinde konsantre olmak, düşüncelerinizi bir problemde yoğunlaştırmak ve ona çözüm bulmaktır. bir problem alışkanlığı oluşturun. bu suretle insana saldıran bir alışkanlığın akışına karşı gelmiş olursunuz. düşünmek problem çözmektir. hayat basit ve kolay olsaydı düşünmezdik. her şeyi bilseydik, düşünmeye gereksinmemiz olmazdı. bizi yanılgıya düşüren ne istediğimizi kesin olarak bilmememizdir. eğer açık bir soru yoksa, aklınızın bize iyi bir cevap vermesi beklenemez. problem çözmenin en zor kısmı problemi tanımlamaktır. probleminizi kesin bir soru haline getirince, yarı yarıya çözülmüş sayılır. düşünen kişiler doğal olarak sorular oluştururlar. elde bulunan herhangi bir şey meraklı bir zihin için uygun bir konu olabilir. düşünen kimseler onun, bunun anlamını, şunun, bunun neden ve nasıl olduğunu ve neyin değerli olup olmadığını anlamak isterler. onların soruları başkalarının düşünüp keşfetmedikleri sorun ve konuları ortaya çıkarır. bu uygulama sizin problemleri zekice karşılamanıza yardım edip, daha sonra da yüksek bir düzeye çıkmanıza yardımcı olacaktır. ufak problemlerle ilgilenen kimseler buna uygun ufak düşünceye sahip olurlar. daha büyük problemlerin üstesinden gelip yenince; içinizde daha fazla güç oluştuğunu hissedersiniz. bir problemle dikkatlice ilgilenince yeni güç kaynakları oluşturup, kendiniz ve başkaları için taze olanaklar yaratmış olursunuz. aklınızı zengin bilgilerle doldurun, onları her zaman kullanmaktan sakınmayın ve hatta daha sonra önemli problemler için kaynak olabilecek ufak şeyler için dahi kullanın. başkalarıyla olan sohbetleriniz, geliştirdiğiniz değerlerin mantığıyla renklenir. başkalarının sizi, hiçbir ufak oyunun ya da dikkat çekme yönteminin sağlayamayacağı bir ilgiyle, dinlediklerini görürsünüz. onlar söylediklerinizin ardında önemli gerçeklerin, maddesel şeylerin olduğunu kavrayabildikleri için dinlerler. bir düşünücü olarak mükemmelliğe erişmek için sarfettiğiniz bu çabaların beklenmeyen bir sonucu olacaktır. o da; bir insan olarak mükemmelliktir!..
Yazı Sahibi
Etiketler
zekanizi+duzene+sokmaya+ne+dersiniz+ , zekanızı , düzene , sokmaya , ne , dersiniz , eğitim , makaleleri ,
Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Zekanızı Düzene Sokmaya Ne Dersiniz? isimli yazı, Zeynep Akıllı tarafından 04.03.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
30
Halk Edebiyatında Aşk ve Cinsellik
• Zeynep Akıllı • Eğitim Makaleleri • 75 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
28
Kasım
25
Kasım
10
Kasım
8
Kasım
30
Halk Edebiyatında Aşk ve Cinsellik
• Zeynep Akıllı • Eğitim Makaleleri • 75 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
28
Kasım
28
Kasım
27
Çocuklarınızı Evliliğe Hazırlayın
• Zeynep Akıllı • Toplumsal Makaleler • 61 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
24
Aralık
25
Şubat
11
Aralık
12
Haziran
1
Sakızcı Makbule Teyzem ve İsmail Amcam
• Zeynep Akıllı • Yaşamdan Hikayeler • 7602 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
1
Köpek Ne Yer? Köpeğe Nasıl Bakmalı?
• Zeynep Akıllı • Eğitim Makaleleri • 4661 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||