kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler







Okudunuz Mu?
BekirDadaloglu
Bekir Dadaloglu


Zenginliğin Fakir Çocukları

Zenginliğin Fakir Çocukları
30 / 5 / 2008  Cuma tarihinde Bekir Sepet tarafından eklendi, 201 kez okundu...

“Kenar bir mahallenin de kenarında, taştan üstü beton, çatısı olmayan bir evde başladım, hayal kurmaya. Bizim evimiz şehrin dışındaki en son evdi, bizim evden sonra boş arsalar ve tarlalar vardı. Şehir bizim evde bitiyordu.Kenar mahallenin minikleri olarak, oyun oynadığımız boş arsaya yaptığımız, topraktan şehrin topraktan yollarında bile, maddiy...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Bekir Sepet

Bekir Sepet







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Zenginliğin Fakir Çocukları


Kenar bir mahallenin de kenarında, taştan üstü beton, çatısı olmayan bir evde başladım, hayal kurmaya. Bizim evimiz şehrin dışındaki en son evdi, bizim evden sonra boş arsalar ve tarlalar vardı. Şehir bizim evde bitiyordu.

Kenar mahallenin minikleri olarak, oyun oynadığımız boş arsaya yaptığımız, topraktan şehrin topraktan yollarında bile, maddiyat minik bedenleri, diğer minik bedenlerden daha dışarı atmak için zorluyordu. Ben küçük yaşlarda öğrendim hayatın ve gerçeklerin bir ucundan hayal dünyamdan destek alarak tutunmayı.

Oyuncak bir kamyonum olmasını hayal ederdim hep, o yaşlarda. Babasının maddi durumu iyi olan arkadaşlarımın, hepsinin oyuncak kamyonları ve kasalarına toprak doldurmak için kürekleri vardı. Ben onlarla oyun oynarken çok nadir, bükmüşümdür boynumu.

Onlar, renkli kamyonlarına, renkli kürekleriyle toprak doldururlar, yumuşak bir kamyon sesi çıkartarak, topraktan yapılmış yolda dönen siyah tekerleklerinin lastik izlerine bakarak, iterlerdi kamyonlarını.
İçlerinde sadece ben kamyonu olmadan, kamyonculuk oynayan minik bir bedendim… İçlerinde sadece benim kamyonum yoktu.
Onlar bazen, o renkli kamyonlarına, renkli kürekleriyle toprak doldurmaktan bile sıkılırken, oyuncaklarını beğenmezken. Benim, olmayan oyuncaklardan, binlerce oyuncaklarım vardı. Benim, bir sürü taşlarım ve tuğlalarım vardı.

Yol kenarında, boş bir arsada, bir tarlada yerde öylece duran, çoğu çocuk için sıradan bir taş olan taşlar ve tuğlalar. Benim elime geçtiğinde, hayal dünyamda şekillenip, çok güzel bir taksi, uzun bir otobüs, yada çok güçlü bir kamyon olurdu. Ben, içi çukurlu ateş tuğlasını, çok sağlam ve güçlü bir kamyon gibi hayal ederdim. Ve tuğlanın oyuk yerine, elimle toprak doldurup, arkadaşlarımın içinde, çevremdeki tüm sesleri bastırarak, çok sert bir kamyon sesi çıkartarak sürerdim, ateş tuğlasından kamyonumu.

Aslında oyuncak bir kamyonu sürmek için neler vermezdim. Aslında ne kadar da çok canım çekerdi. Fakat kimin oyuncağını istesem, hiç oynamasa bile, o an oyuncağı her şeyden kıymetli olur ve bana vermek istemezlerdi. Olanın, olmayana borcu yoktu çocuklukta. O yüzden, kimsenin kamyonunu istemez, kendi ateş tuğlasından kamyonumu, öyle oyuna aç, öyle iştahlı sürerdim ki, oyuncak kamyonu süren arkadaşlarım oyuncaklarından sıkılırlarken ben tuğladan kamyonumla, hiç sıkılmazdım…

Bazı arkadaşlar, benim tuğladan kamyonumu bir kere sürmek için, bana yalvarırlardı. Benden izin isterlerdi. Bende, biraz nazdan sonra, seve seve verirdim aslında tuğladan kamyonumu. Çünkü hep hayal ettiğim, arkadaşımın tekerlekli kamyonunu da sürmek, bana düşerdi.

Arkadaşım, benim tuğladan kamyonu biraz sürdü mü, sıkılır ve benden oyuncağını geri alırdı. Çünkü tuğladan kamyon onların oyuncaklarına göre, hem çok ağırdı, hem tekerlekleri yoktu, hem de oyuk yerine çok az toprak doluyor ve kasası olmadığı için kaldırılıp silkelenmesi gerekiyordu. Fakat, ben oyuncaklarımla sıkılmıyordum. Benim hayalimdeki o tuğladan kamyon ve taştan taksinin heyecanı hiç bitmiyordu… Çünkü benim hayal dünyam vardı…

Arkadaşlarım oyun zamanı geldiğinde, kasalı ve tekerli kamyonları bir elinde, diğer elinde kürekleri, sallana sallana boş arsaya gelirken. Ben kırık tuğlaların içinden en sağlam ve düzgünü seçip, daha sonra o tuğlayı kucaklayıp, onların yanına giderdim. Hiçbir zaman babama bana kamyon alması için ağlamadım. Hep en güzel oyuncak kamyonu hayalimde oynadım.

Babam akşamları eve geldiğinde ona her akşam “Baba bana kasalı, bir de kürekli kamyon alır mısın?” diyeceğim derdim. Fakat babam eve gelip de akşam yemeğini yiyip kenara çekildiğinde. Cebinden bir sürü para çıkarır ve tek tek sayardı. Sonra onları demet demet ayırır ve en son minik bir demeti de cebine koyar “Allah bereket versin, borçları dağıtınca bize bir şey kalmıyor, ama hayırlısı, Allah büyüktür” dediğinde, bir türlü cesaret edip söyleyemiyordum.

O yüzden, sokakta veya boş arsalarda ve tarlalarda her türlü taş gözüme takılır, hepsi bir oyuncak gibi görünür gözüme.

Şimdi poşetler dolusu oyuncaklar, çeşit çeşit taksi ve kamyonlar içinde mutsuz olan ve oynamaktan sıkılan, oyuncaklarını acımazsızca kıran, çocukları çok iyi anlayabiliyorum…

Onlar varlığın yoksullaştırdığı hayal fakiri çocuklar… Onlar maddi anlamda doyumun ötesine geçerken asıl ihtiyacı olan manevi anlamda, aç ve sefil olan çocuklar…

Meğer ben çocukken çok zenginmişim, meğer benim binlerce oyuncağım varmış, meğer ben oyuncaktan yapılmış bir evde oyuncak bir dünyada yaşamışım küçüklüğümü…

Zenginliğin fakir çocukları artıyor günden güne. Çeşit çeşit oyuncakların yüzüne bile bakmadan bilgisayar oyunlarında yarıştırılan ve parçalanan otomobiller, öldürülen insanlar ve büyümüşte küçülememiş minik bedenler, fakirleşiyor günden güne…





Telif Hakkı Uyarısı Zenginliğin Fakir Çocukları isimli yazı, Bekir Sepet tarafından 30.05.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Derya Sesigüzel yazıyı tebrik etti...
tebrik Meryem Özkan yazıyı tebrik etti...
tebrik Yağmur Kökten yazıyı tebrik etti...
tebrik Vildan Atasoy yazıyı tebrik etti...
tebrik Hafize Hanaylı yazıyı tebrik etti...
tebrik Necla Alptekin yazıyı tebrik etti...
Müslime Uğuz Öngeli
Müslime Uğuz Öngeli / 02.07.2008
Kesinlikle haklısınız ve çok güzel bir hikayeydi okuduğum.

Selcan Aktaş
Selcan Aktaş / 07.06.2008
çok değil bundan 20 yıl öncesinde günümüzde olduğu kadar oyuncak çeşidi yoktu ve para olsa bile ailde birincil ihtiyaç olarak düşünülmüyordu.Çocuk sokakta,bahçede bulduğu herşeyi hayal dünyasının sınırlarını zorlayarak oyuncaklar elde ediyordu .tuğladan kamyon,bir sırıktan at yapmak gibi. Ama şimdi yetişen nesillerde herşey ellerine hazır verilince ister istemez yaratıcılık ve hayalgücü tükendiriliyor... Hoş bir yazıydı tebrik ederim.

Yağmur Kökten
Yağmur Kökten / 30.05.2008
nekadar güzel bir konuya değinmişsiniz.Hani deriz ya çocuklar eski bayramlarda ki gibi çocukluklarını yaşayamıyorlar die yazınızı okurken bunu hatırlattı bana şimdiki çocuklarımız maddiyatın esiri olmuş özlemeyi bile bilmiyorlar bence.yazınız hakikaten çok güzeldi.tebrik ederim

Derya Sesigüzel
Derya Sesigüzel / 30.05.2008
Kendi çocukluğum geldi aklıma.Ben de çamurdan tabak çanak yapıp oynaya bayılırdım.Çünkü onu ben yapmıştım ve daha bir özeldi benim için.Geçmişi yüzümde bir tebessümle anımsatan güzel paylaşımınıza çok teşekkür ederim.Saygılarımla


Ağustos
29
Yardım (site Sakinlerine)
Emre SahinYaşamdan Hikayeler • 41 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
29
Kayıp Yazar 10
Lutuf VeliYaşamdan Hikayeler • 25 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
29
Sonsuza Kadar
Birgül ErdoğanYaşamdan Hikayeler • 96 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Ağustos
29
Sevgili Dostum
Ahmet CaniklioğluYaşamdan Hikayeler • 67 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ağustos
28
Kayıp Yazar 9
Lutuf VeliYaşamdan Hikayeler • 43 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Ağustos
11
Ataya İntizar
Bekir SepetYaşamdan Hikayeler • 105 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
26
Kaç Paralık Çocuksun
Bekir SepetYaşamdan Hikayeler • 215 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Temmuz
5
İyilik Kötülük
Bekir SepetKlasik Şiirler • 80 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Temmuz
2
Kadınlar ve Erkekler
Bekir SepetKomik Hikayeler • 706 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Mayıs
30
Zenginliğin Fakir Çocukları
Bekir SepetYaşamdan Hikayeler • 202 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Temmuz
2
Kadınlar ve Erkekler
Bekir SepetKomik Hikayeler • 706 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Temmuz
8
Dört Yaşındaki Seri Katil
Bekir SepetYaşamdan Hikayeler • 703 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Şubat
26
Ölüm Ötesi
Bekir SepetYaşamdan Hikayeler • 508 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
16
Ne Demek?
Bekir SepetYaşamdan Hikayeler • 479 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ağustos
25
Simit Tatili
Bekir SepetYaşamdan Hikayeler • 456 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Zenginliğin Fakir Çocukları, Zenginliğin Fakir Çocukları hikayesi, Zenginliğin Fakir Çocukları hikaye, Zenginliğin Fakir Çocukları nedir?, Zenginliğin Fakir Çocukları hakkında bilgi, Zenginliğin Fakir Çocukları hikayeleri, Bekir Sepet hikayeleri, Zenginliğin nedir, Zenginliğin hikayesi, Zenginliğin hikayeleri, Fakir nedir, Fakir hikayesi, Fakir hikayeleri, Çocukları nedir, Çocukları hikayesi, Çocukları hikayeleri,

Radyo
Çiğdem Bekar Abilov
Canlı Yayında
İstek Paneli

Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası
Media P. Dosyası










Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Money | Mortgage | Loans | Wills | Carpet Forum | Video | Arkadaş | Saat