Zeynep’in Safari Özentisi
22 / 11 / 2007 Perþembe tarihinde Gürkan Adam tarafýndan eklendi, 729 kez okundu...
“18-12-2005Caným günlük; bugün çok mutluyum! Arkadaþlarla bu yýl farklý bir tatil programý yapmaya karar verdik. Balonla Avrupa turu bayram tatili süremize yetmeyeceði için (caným anneme ne diyeceðimi þaþýrdým artýk! Bu bayramda da göremeyeceðiz birbirimizi. Neyse… tatil planlarýmý onlarla birlikte yapma yaþým çoktan geçti. Bu yýl tam yirmi sekiz...” Okuyucu Puaný ;
Zeynep’in Safari Özentisi18-12-2005 Caným günlük; bugün çok mutluyum! Arkadaþlarla bu yýl farklý bir tatil programý yapmaya karar verdik. Balonla Avrupa turu bayram tatili süremize yetmeyeceði için (caným anneme ne diyeceðimi þaþýrdým artýk! Bu bayramda da göremeyeceðiz birbirimizi. Neyse… tatil planlarýmý onlarla birlikte yapma yaþým çoktan geçti. Bu yýl tam yirmi sekizimi bitiriyorum) Afrika safarisine katýlmaya karar verdik. Önce, fotoðrafçý arkadaþlar Dubai’ye gidelim istediler. Her yýl iki yüz bin Türk çöl safarisine katýlýyormuþ. Biz daha vahþi bir hayatýn içini görmek için(sanki çalýþma koþullarý yetmezmiþ gibi) Doðu Afrika’yý önerdik Aysel’le... Ne de olsa Antropoloji mezunuyuz. Ýnsanlýðýn doðduðu topraklara görmeliyiz diye düþündük. Bizim de ‘hac’ýmýz bu olacak. (antropoloji mezunuyuz fakat yerel kanalda çalýþýyoruz; ah! þu memleketimin insana verdiði deðerler(!)…Bir kazýya bile katýlamadýk) Belki de þansým döner… Kim bilir(!) Doðu Afrika… Kimi arkadaþlar önerimizi kabul ettiler ancak tatillerini uzatacaklarýný ve Güney Afrika’da suni gölleri, büyük plajlarý da görmek için kalacaklarýný söylediler. Elbette biz bu kamuflajý yutmadýk(!) Güney Afrika öncelikle kumarhaneleriyle ünlüdür… göl, plaj bahane(!) Gürkan’a açtým Afrika gezisini ne dese iyi: “Evcil hayvan görmek için Afrika’ya gitmeye gerek yok” dedi. Ýzmir hayvanat bahçesinde daha çok tür barýnýyormuþ… Bu çocuðu hiç anlamýyorum…param yok demiyor da… Doðu Afrika bekle bizi… 29-12-2005 Meðer ne çok Türk Turizm acentesi Afrika’ya gezi düzenliyormuþ! Afrika’nýn Pazar ekonomisine açýlmasý da böyle oluyor demek ki? Türkiye gibi… Turizmle… “Mikrop, çelik ve tüfek”le bunca yýldýr madenlerinin aþýrýldýðý Afrika, turizmle dünya ekonomisindeki yerini alacak? Fakat Afrika bence hâlâ zor pazar! Kabile düzeninden, uluslaþma sürecine geçememiþ, onlarca, madenlerine göre, cetvelle emperyal güçlerce sýnýrlarý belirlenmiþ, haritalandýrýlmýþ devletler… Tüketim kalýplarýna alýþtýrmak için, misyonerler ve misyoner gibi çalýþan etnolog-antropologlarla emperyalin pazarýna kan saðlamaya çalýþtýrýlan, ucuz iþ gücüyle, üretim mallarýyla sömürülen Afrika… medeni denilen canlýlarýn kütüðü… Turizm acentesinden ayrýlýrken bunlarý düþünüyordum. Gitmeli ve görmeli Afrika’yý…Safari bahane! Kaynaða inmeli… 11-01-2006 Uzun bir uçak yolculuðundan sonra Kongo’ya, o merakla beklediðimiz Afrika güneþinin üzerimize doðmasýyla ulaþtýk. 10 arkadaþ, bu müthiþ maceranýn içine ayný anda nasýl katýldýk, aklým almýyor. 8 arkadaþta fotoðraf makinesi var; ben ve Aysel’de kamera… Aysel’le konuþtum biraz önce: gezimizi belgesel tadýnda kurgulayýp ÝZTV’ye satacaðýz(!) masraflarýmýzýn bir kýsmýný karþýlar hiç olmazsa… Bu gezi, daha þimdiden astarýnýn yüzünden pahalýya mal olacaðýnýn sinyallerini verdi… 13-01-2006 Bugünkü çekimlerime baktým da( MARA nehrindeki- Tanzanya): Arkadaþlar arabadan arabaya konuþtuklarý için vahþi hayvanlar rahatsýz oluyordu. Hatta Sertcan uyarmak zorunda kaldý arkadaþlarý… Kongo’dan Mara nehrine kadar pek bir þey çekemedim. Masai Mara’ya gittik dün. Gelen turist gruplarýnýn hep burada mola verdiðini söyledi rehberimiz.mola yerindeki Vermed maymunlarý adeta poz veriyorlardý(!) bu hayvanlarýn vahþiliðinden þüphelenmeye baþladým(!) Göl çamurundaki hipopotamlarý çektik; oysa timsah görmeyi bekliyorduk! Arkadaþlar þakalaþmaya baþladýlar haliyle “timsahlarý çanta-kemer-ayakkabý olarak anavatanlarýna gömmek için getirmiþler”… vicdan terapisiymiþ(!) Aysel’le günün çekimlerine baktýðýmýzda, vahþi hayat görüntüsü kadar birbirimizin görüntüsünü çektiðimizi farkettik(!) Aysel benim çekimlerimdeki sýrtlanlar için “hiç de çirkin deðiller”diyor. Eeeeeeee onca yýl kocasý Zeki’ye katlandý tabi(!) Sýrtlanlarýn jipimizi hiç yadýrgamamasý da ayrýca aklýmda soru iþareti býraktý! Zürafalar da salýna salýna kýrýtarak ne güzel de yürüyorlardý. Bu hayvanlarýn bizden çekindikleri yok galiba(!) aslanlar da hiç yadýrgamadý(!) Neden bize saldýrmýyorlar diye düþündük arkadaþlarla; Melih’in söylediði daha doðru gibi geldi bana: “motor gürültüsü ve mazot kokusu hayvaný bizden uzak tutuyor” bence de sýrf bu yüzde bizim için tehlikeli deðiller artýk… sevinmeli mi aðlamalý mý bilemedik… Ne öðrendim: Aslanlarýn belli bir çiftleþme dönemi yokmuþ; her diþi kendi zamanýný belirliyormuþ. Fillerin kulaklarý belgesellerde izlediðimizden daha büyük… 1979 yýlýnda bir milyon üç yüz bin fil varken bugün bu sayý altý yüz binmiþ. * * * Aysel benim çekimlerimi beðenmemiþ.sanki kendi çektiklerinde çok bir þey varmýþ gibi? Dümdüz araziyi çekmiþ(!) ilginç hiçbir þey yok(!) bu görüntülerle ne yapacak bakalým(!) kýz kurusu ne olacak! 14-01-2006 NAKURU’ya gittik bugün. Flamingo cennetine. Edremit / Küçükkuyu’dakilerden daha þanslý buradakiler. Buranýn bir özelliði de leopar görebilme umudumuzdu! Önce Masailer’in köyüne gittik. Masailer köye giriþte bizden para istediler.pazarlýktan sonra bize “hoþ geldin dansý” yaptýlar. Hayvancýlýkla geçinen Masailer, hayvanlarýný gözetlemek için sýk sýk zýplamak zorunda kaldýklarý için danslarýnda da sürekli zýplýyorlarmýþ. “hangi dansý biliyorsun” demek insanýn soy aðacýyla ilgili bir soruymuþ, kabilenle ilgili bilgiler dansýnla ortaya çýkartýlýyormuþ! Masailer’in danslarýnda çýðlýk atmalarý da ayný sebeptenmiþ yani vahþi hayvanlarý korkutmak için… Masailer Ýngilizce konuþmayý öðrendikleri için anlaþmakta zorluk çekmedik. Aysel’in Mesai’li sümüklü, beyaz diþli çocuklarý “ay çok tatlýsýn” diyerek sevmesi bizi hem güldürdü hem hüzünlendirdi. Kocasýna çocuk veremeyiþi… o çirkin adam bile terk etti Aysel’i… Hepimizde çocuk sevgisi var. Diðer taraftan çocuklarým olsaydý buralara kadar gelebilir miydim? Bu insanlarýn Asya toplumlarýndan daha az üreyebildiðini gördüm. açlýktan, susuzluktan. Bu insanlar hiç yýkanmýyorlar. Su yok. Göç de etmiyorlar! “Gidenlerin durumu daha iyi deðil” diyorlar. Masailer az piþmiþ et ve kanla besleniyorlar. Ýneklerinin boðazýndan kan alýyorlar. Çok iðrençti bu görüntü… inekler kanlarý alýndýðý için geliþmemiþler… Sertcan, Sezgin, Alper ve Bora bembeyaz giysilerle dolaþtýlar bugün(!) Çok komikti halleri… Masailer’in giysilerindeki renkler: kýrmýzý, mavi, sarý ve yeþildi. Renkler “ben buradayým” diyordu. Bizim oralarda bu cýyaklýktaki renkleri Romanlar ve Kürtler giyer. Sahi? Kim verdi bu giysileri bunlara? Muhtemelen diðer gezginler! Masailer’i giyinmeye alýþtýrmýþlar(!) yollarda gördüðümüz çocuklarda da markalý giyecekler gördüm… NAKURU’ya vardýðýmýzda flamingolarý gördüm: aynen filmlerdeki gibiler. Sonra aðaç dallarýna bakarak, park görevlilerine sorarak bir leoparýn görüntüsünü yakaladýk. Leopar aðaç dalýna uzanmýþ uyukluyordu. Bizi görünce sallana sallana ormanda kayboldu. 14-01-2006 Nayuaþa ve Naiwasha gölleri… Kuþ fotoðrafçýlarý için cennet… Türkiye’deki kuþlara yaklaþamayacaðýmýz kadar yaklaþabiliyoruz kuþlara… Afrika’daki bu son günümüzdü. Hiç unutamayacaðým bir görüntü yakaladým bugün: vahþi doðaya bakarken son kaydýma kendi görüntümü ekliyordum. Þimdi o kaydý izledim de aslan beni yemek yerine esniyordu(!) Ne sonuç çýkarmalýyým bu geziden? Düþünüyorum da: burada ki vahþi hayat “lucy” kadar þanslý(!) gömü olmuþ tüm vahþiliði(!) Ýronik fakat gerçek! Diðer akrabalarý da evimizde bu vahþi hayatýn. Gürkan haklý galiba “hapsettiðimiz türler” daha vahþi gibi… Kendi elimizle evcilleþtiriyoruz doðayý… sadece doðasýný mý insanýný da; unutmayalým… Pazar ekonomisi buralara kadar gelmiþ. Yolda çocuklar geçiþ parasý istiyorlardý(!) bizim insanýmýzý nasýl ki dilencileþtirdilerse, buranýn insaný da kendi vahþi doðasýndan koparak, sermayesiz, kiþiliksiz, tarihsiz bir dilenciye evrilecek… Afrika’nýn insanýný yýllardýr kölecilikle, özgürlük örneði denilen kentlerde evcilleþtirmeye çalýþtýk. Onlar müzikle, dansla en iyi bildikleri varoluþ-yokoluþ ritmiyle kendilerini aradýlar. Kendi topraklarýnda evcilleþmeyenleri de birbirlerine düþmanlýkla yok ettiler… Ne gördüm? Afrika’nýn bir adým daha pazarýn içine çekildiðini gördüm! Ýki milyona yakýn Afrikalý öðrencinin Afrika’nýn çehresini deðiþtirmek için okutulduðunu gördüm. Çin’den sonra Afrika’nýn geldiðini, buna hazýrlýðýn, derinleþerek etkinleþtiðini gördüm. GÖRMEDEN BÝLMEK BU KADAR ACI VERÝR MÝYDÝ?
Tavsiye Et :
Eylül
4
Eylül
4
Eylül
2
Aðustos
31
Aðustos
30
Temmuz
31
Kansýz Oldu! Birinci Cumhuriyeti Gömdük Netekim!
• Gürkan Adam • Siyasi Makaleler • 169 kez okundu. • 3 kez yorumlandý.
Temmuz
20
Üçüncü Yol Bilinç Beklerken (kýsa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Baþkaldýrý Hikayeleri • 234 kez okundu. • 0 kez yorumlandý.
Temmuz
20
Temmuz
4
Gökçeada Ayýn Karanlýk Yüzü (2 Bölüm)
• Gürkan Adam • Gezi Hikayeleri • 223 kez okundu. • 1 kez yorumlandý.
Haziran
21
Gökçeada Ayýn Karanlýk Yüzü (ý Bölüm)
• Gürkan Adam • Gezi Hikayeleri • 203 kez okundu. • 1 kez yorumlandý.
Ekim
10
Yaþlý Adam ve Deniz(senaryo)
• Gürkan Adam • Yaþamdan Hikayeler • 1961 kez okundu. • 1 kez yorumlandý.
Ekim
14
Kasým
23
Sýralara Kazýnmýþ Hayatlar
• Gürkan Adam • Dostluk Hikayeleri • 1643 kez okundu. • 0 kez yorumlandý.
Mart
1
Ekim
14 |
![]() |
|
||||||||||